Greys türkçesi Greys nedir
Greys ingilizcede ne demek, Greys nerede nasıl kullanılır?
Grey area : İşsizliğin yoğun olduğu bölge. Bir ülkede, gelişmekle birlikte, gelişme hızı, yörenin kaynaklarını tam anlamıyla kullanmaya elverişli sayılamayacak ölçüde yavaş olan bölgeler. Gri alan. Boz alan. Bir konunun belirsiz bölümü. Gri saha.
Grey base : Gri taban. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tabanın yüzeyinden duyarkata yansıyan ışığın ağıl oluşturmasını önlemek amacıyla gri boya katılmış taban çeşidi.
Grey cloth : Ham ürün. Ham mamul.
Grey cotton : Ham pamuk. Hain pamuk.
Grey cotton cloth : Amerikanbezi. Amerikan bezi.
Grey matter : Beyin. (beynin merkezini oluşturan) gri madde. Akıl. Bozmadde. Gri madde. Beynin merkezi deki gri madde. Kafa veya beyin. Sinir hücrelerinin gövedeleri, gliya hücreleri ve sinir tellerinden meydana gelen, beyin ve beyincikte dış tarafa, omurilikte iç tarafa yerleşmiş bölge. Boz madde.
Grey necked bunting : Doğu kiraz kuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 14.5 cm kadar uzunlukta, ırak, iran, afganistan, kuzey hindistan ve çin'de kuluçkaya yatan, erkek ve dişisi birbirinden az farklı olan, kurak, kayalık ve taşlık arazilerde, bitki örtüsü zayıf yüksek dağlarda yaşayan bir tür. taş kiraz kuşu.
Grey hamster : Cüce dağ sıçanı. Pirinç hamsteri. Kemiriciler (rodentia) takımının, sıçangiller (muridae) familyasından, 9.5 cm kadar uzunlukta, 2 cm kadar kuyruğu olan, rusya'da ve iran'da yaşayan, pirinç tarlalarına zarar veren bir memeli türü. Gri hamster. Cüce avurtlak.
Grey mullets : Pulaterine. Birçok türü çeşitli solucanlara arakonakçılık eden balıklar familyası. Kefal balığı. Kefalgiller. Paçoz. Kefal has. Kefal topbaş. Kefal. Has kefal.
Grey headed woodpecker : Gri ağaçkakan. Küçük yeşil ağaçkakan. Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, yaprağını döken ve karışık ormanlarda, dağların ağaç sınırına kadar olan yüksek yerlerinde yaşayan, kuzeybatı anadolu ve trakya bölgelerinde görülen, meyve taneleri, karınca ve böcek larvalarıyla beslenen bir tür. gri ağaçkakan, kül rengi ağaçkakan.
İngilizce Greys Türkçe anlamı, Greys eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Greys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bostons : Massachusetts eyaletinde şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde şehir. Boston. New york eyaletinde yerleşim yeri.
Silvers : Gümüş rengine boyamak. Gümüş kaplamak. Gümüşlemek. Sırlamak.
Buckingham : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. İngiliz kraliyet sarayının adı. Britanya'da bir bölge.
Blenching : Ağartmak. Rengi atmak. Çekinmek. Rengi solmak. Benzi atmak. İrkilmek. Ürkmek. Sararmak. Geri çekilmek.
Silvering : Gümüşlemek. Sırlamak. Gümüşleme. Gümüş rengine boyamak. Sır. Gümüş kaplama. Yaldız. Gümüş ile kaplama.
Blenched : Çekinmek. Ağartmak. Rengi atmak. Sararmak. Ürkmek. İrkilmek. Geri çekilmek. Rengi solmak. Benzi atmak.
Barking : Deli. Çılgın. Havlama.
Breaks : Dalmak. Yenmek. Yakın dövüşü bırakmak. Kopmak. Söylemek. Batmak. Akma kırışıkları. Kaçmak. Çiğnemek. Bozmak.
Arnold : Erkek ismi. Missouri eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde şehir. Bir erkek adı.
Greyest : Silikleştirmek. Aklar düşmek. Kır. Kırlaştırmak. Kırlaşmış. Gri. Kapalı.
Greys synonyms : bedford, ascots, greyed, grayish, achromatic, beer, greyish, berkeley, intermediate, bedlington, bleach, neutral, bleachs, grayest, bleaches, blench, break, greyer, ascot, whiten, birmingham, grey, basildon, axminster, banbury, turn gray, gray, boston, blenches, grayer, grayed, blackwater, silver.
Greys zıt anlamlı kelimeler, Greys kelime anlamı
Chromatic : Renközü olan. renksemezin karşıtı. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kromatik. Renkser. Renklere ait. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Renkli. Renksel.
Terminal : Ölen. Uçbirim. Son. Terminal. Bir veri iletişim ortamında veri giriş-çıkışını sağlayan donanım birimi ya da donanım birimleri topluluğu. Son hece. Ölümcül. Öldürücü. Bir çevrimde üreteç ucaylarını çevrime bağlayan ekleme parçaları. Sonek.

Bu kısımda Greys kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Greys ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Greys anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Greys ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.