Kırlaşmak nedir, Kırlaşmak ne demek
"Kırlaşmak" ile ilgili cümleler
- "Bir ay boyunca, kırlaşan saçlarına tarak sürmedi." - L. Tekin
- "Burası memleketin bir temiz köşesi, şehrin kırlaşmış bir bucağı..." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
Ağarmak, beyazlaşmak.
Kırlaşmak kısaca anlamı, tanımı:
Kırsal : Kır ile ilgili. Az insanın barındığı, genellikle kır durumunda olan yer.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.
Kır : Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ bayır. Bu renkte olan. Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk.
Olmak : Yitirmek, elinden kaçırmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Uymak, tam gelmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Yetişmek, olgunlaşmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Geçmek, tamamlanmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Sarhoş olmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yol açmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bulunmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Sürdürmek, yürütmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak.
Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kadar olmak. Türemek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Herhangi bir sırada bulunmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Mal olmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Oturmaya, ziyarete gitmek. İsabet etmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Başlamak, ortaya çıkmak. Akmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Katılmak, eklenmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Sonuç çıkmak. Görünmek, sanılmak. Olmak, -e uğramak. Düşmek, rast gelmek. Biriyle birlikte gitmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Çıkmak, yönelmek. Uymak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Getirmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Belli bir zamana ulaşmak. Uygun düşmek. Belli bir süre dolmak. İzlemek, takip etmek.
Diğer dillerde Kırlaşmak anlamı nedir?
İngilizce'de Kırlaşmak ne demek? : v. turn grey, turn gray, grey, gray
Fransızca'da Kırlaşmak : grisonner
Rusça'da Kırlaşmak : v. седеть, поседеть


Bu kısımda Kırlaşmak nedir? Kırlaşmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kırlaşmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kırlaşmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.