Griseous türkçesi Griseous nedir

Griseous türkçesi ne demek">Griseous ingilizcede ne demek, Griseous nerede nasıl kullanılır?

Griseofulvin : Mantar yok edici. Penicilium griseofulvum ve kısmen de diğer penisilyum türlerinden de elde edilen mantar öldürücü bir antibiyotik bileşik. Grizofulvin. Griseofulvin.

Grisette : Fransız işçi kız.

Griseus : Gri, boz. Grizeus.

Grisaille : Sıkıcılık. Gri tonlarının kullanıldığı resim yapma tekniği. Grizay. Gölge resim. Grilik. Tek renkli kabartma teknikli resim. Süslü cam. Tekdüzelik. Bu tekniği kullanarak yaratılan sanat eseri. Gri tonlarında olan tek renkli tablo.

Griskin : Domuzun yağsız bel parçası. Domuz omurgası.

Grisons : Doğu isviçre'de bulunan isviçre kantonu. Graubünden. Grison. Doğu isviçre alpleri'nde oturanlar. Etobur bir eşek.

Grison : Orta ve güney amerika'ya özgü olan kır kürkü ve ince gövdesi olan kısa bacaklı gelincik. Etobur bir eşek.

Grisliness : Dehşet.

Gristle : Kıkırdak.

Grist : Temel madde. İpin boyutu. Kazanç. Öğütülecek tahıl. Fayda. Ezilmiş malt. Öğütülmüş zahire. Öğütülmüş tahıl.

İngilizce Griseous Türkçe anlamı, Griseous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Griseous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Greyest : Kapalı. Ağarmak. Sıkıntılı. Aklar düşmek. Külrengi. Kırlaştırmak. Kırlaşmak. Ağartmak.

 

Dunned : Karanlık. Sıkıştırmak. Borçluyu sıkıştırmak. Esmer. Boz renk. Ödenmesini istemek. Alacağını istemek. Borçlusunu sıkıştıran alacaklı. Zorla alacağını istemek.

Vaporous : Kuruntulu. Hayalperest. Buharlı. Buhar çıkaran. İnce (kumaş). Buğulu.

Serious : Vakarlı. Ağırbaşlı. Şakaya gelmeyen. Tehlikeli. Ağır. Bitik. Gerçek. Kellifelli. Şaka yapmayan. Ciddi.

Grayest : Ağartmak. Kırlaştırmak. Beyazlamak. Kapalı. Kırlaşmak. Ağarmak. Sıkıntılı. Külrengi. Kırlaşmış.

Vaporific : Buharlaşabilir. Buharlı. Buharlaşıp uçabilir. Buhar çıkaran. Buhar oluşturma.

Countryside : Kırsal bölgeler. Kırlık. İllinois eyaletinde şehir. Kırsal kesim. Kırsal yöre halkı. Sayfiye. Kırsal yerler. Kırsal bölge.

State : Durum. Mevki. Bilgi vermek. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Değişkenlerin değerleri verildiğinde, dizgenin kesinlikle tanımlanan belirli durumu. Beyan etmek. Tantana. Saptamak. İhtişam. Yağday.

Grayer : Kırlaştırmak. Ağartmak. Ağarmak. Silikleştirmek. Beyazlamak. Kapalı. Aklar düşmek. Külrengi. Kırlaşmak.

Backland : Bir ülkenin ücra ve oturulmayan bölümleri. Taşra. Arka bölge. Arka ülke. Arka arazi. Arkada bulunan kara. Arka kara. Geri arazi. Bir ülkenin uzak köşeleri.

Griseous synonyms : volatilised, life threatening, vapourised, airlike, aerosolised, state of matter, vapourous, vaporish, vapourific, champaign, grave, grizzles, grayish, dangerous, severe, frosty, deled, gray, benting, dun, deles, frostier, duns, backblocks, aeriform, deleing, fell, aerosolized, volatilized, bent, bents, dele, fells.

 

Griseous zıt anlamlı kelimeler, Griseous kelime anlamı

Noncritical : Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya). Tehlikeli bir noktada olmayan. Eleştirel olmayan. Ciddi olmayan. Kritik olmayan.

Solid : Sağlam. Kaliteli. Sıkı. Dayanıklı. Sıvı olmayan. Katı. Som. Metanet. Katı madde. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum.

Liquid : Mayi. Saydam. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Hemen paraya çevrilebilir. Akışkan. Seviye. Islak. Akıcı. Berrak. Mayi, sıvı.

Griseous ingilizce tanımı, definition of Griseous

Griseous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Grizzled or grizzly. Of a light color, or white, mottled with black or brown.