Ground electrode türkçesi Ground electrode nedir

  • Toprak elektrodu.
  • Şasi elektrotu.
  • Topraklama.
  • Toprak elektrotu.
  • Toprak ileteci.
  • Toprak çevrimine bağlı olan ateşlik tırnağı.

Ground electrode ingilizcede ne demek, Ground electrode nerede nasıl kullanılır?

Ground : Temel neden. İyileşmek. Zemin. Dayandırmak. Yere indirmek. Karaya oturtmak. Kurmak. Yer. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Dayanmak.

Electrode : Elektrot. Gaz, sıvı ya da yalıtkan bir gereçte elektrik akımının girip çıkmasını sağlayan iletken. (pozitif elektrikucuna artıuç, negatife eksiuç denir). yarı iletken bir aygıtta, elektron yayan, toplayan ya da bir mıknatıslı alan yardımıyla bunların devinimlerini düzenleyen parça. Elektrikucu. Bir gözeye akımın girdiği ya da çıktığı iletken uç. Elektro. Bir elektrokimyasal tepkimede oluşan elektronları ortamdan uzaklaştırmak ya da gereken elektronları sağlamak için kullanılan elektronsal iletken özdek. Elektrik kaynak çubuğu. Kıvıluç. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik kutup çubuğu.

Spark plug ground electrode : Buji elektrotu. Ateşliğin ucunda kıvılcım sağlayan iletkenlerden toprak çevrimine bağlı olanı. Buji tırnağı. Ateşlik tırnağı.

 

Ground air communications : Yer-hava iletişimi. Yer hava haberleşmesi.

Ground air guided missile : Yerden havaya güdümlü füze.

Ground almond hulls : Öğütülmüş badem kabukları. Badem meyvesinin dışını örten sert kabukların kurutulup öğütülmesiyle elde edilen bir yan ürün.

İngilizce Ground electrode Türkçe anlamı, Ground electrode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ground electrode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Earting : Bir iletken ile toprak (yerkabuğu) arasında elektriksel bağlantı kurma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Grounding : Esas. Temel bilgisi. Temellendirme. Bilgilenme. Temel. Zemin. Karaya oturma. Topaklama. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bonding : Atom ya da atom kümelerinin, bağımsız moleküller oluşturmak üzere birbirileriyle bağ yapmaları. Tutturmak. Bağlar. Bağlama. Yapıştırma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Antrepoya koymak. Bağlamak. Öğecikler arasında nicem yasalarına göre devinen eksiciklerin, durularına dayalı kimyasal kuvvetler oluşması.

Bondings : Sahil duvarı. Bağlama. Bağlayan. Bağlanma. Birleştirme. Yapışma. Tutturma. Yapıştırma.

Earth electrode : Topraklama elektrodu.

Earthing : Şasi bağlantısı. Elektrikli donanımın toprağa iliştirilmesi. Elektrikli donanımların metal parçalarının aşırı akımın taşınarak bir hata durumunda sigortanın atmasına neden olması için ortak bir toprak noktada birleştirildiği elektrik güvenlik işlemi (elektrik).