Guillotine türkçesi Guillotine nedir

  • Zaman kısıtlaması.
  • Giyotinle kafasını uçurmak.
  • Bıçak.
  • Tartışmaları bitirme.
  • Giyotin.
  • Giyotin ile idam etmek.
  • Kağıt bıçağı.
  • Saç kesme aparatı.
  • Giyotinle idam etmek.
  • Giyotinle başını uçurmak.
  • Kağıt kesme makinesi.

Guillotine ile ilgili cümleler

English: Is the guillotine still used by certain countries?
Turkish: Giyotin belirli ülkeler tarafından hâlâ kullanılıyor mu?

English: Charles I of England was executed by guillotine.
Turkish: İngiltere'nin Charles I'i giyotin ile idam edildi.

Guillotine ingilizcede ne demek, Guillotine nerede nasıl kullanılır?

Guillotine attenuator : Giyotin zayıflatıcı.

Guillotined : Saç kesme aparatı. Kağıt bıçağı. Tartışmaları bitirme. Giyotinle idam etmek. Giyotinle başını uçurmak. Giyotin. Giyotin ile idam etmek.

Guillotines : Giyotin. Saç kesme aparatı. Giyotinle başını uçurmak. Giyotin ile idam etmek. Tartışmaları bitirme. Zaman kısıtlaması. Giyotinle idam etmek. Kağıt bıçağı.

Guillotining : Giyotin ile idam etmek. Giyotin. Giyotinle idam etmek. Saç kesme aparatı. Kağıt bıçağı. Giyotinle başını uçurmak. Tartışmaları bitirme.

Guilloche : Burma çizgi. Girift nakış. Burma süsü. Meneviş. Birbirine geçmiş kemelerden oluşan mimari kenar süsü. Zencerek. İç içe geçmeli desen.

 

İngilizce Guillotine Türkçe anlamı, Guillotine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guillotine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Knifes : Çakı. Arkadan vurmak. Tığ. Kesmek. Boya bıçağı. Bıçakla kesmek. Bıçaklamak.

Pica : On iki punto harf. 12 punto harf. Hayvanların gıda niteliğinde olmayan yabancı maddeleri yemeleri veya yalamaları, alotrofaji. tuz eksikliği, fosfor eksikliği ve kalsiyum / fosfor dengesinin bozulmuş olması, d vitamini eksikliği, dengesiz beslenme, hormonal faktörler, kötü alışkanlıklar ve stres gibi durumların bir veya birkaçının birlikte bulunması sonucu ortaya çıkar. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pika. Oniki puntoluk harf. 12 puntoluk harf.

Burner : Kullan at telefon. Silah. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Ocakçı. Genelde uyuşturucu satıcılarının kullandığı ve takip edildiği anlaşılınca atılan telefon. Brülör. Yakmaç. Deneyliklerde, küçük ölçekli ısıtma, yakma işlemlerinde kullanılan ve yalaz niteliği hava ayarıyla denetlenebilen araç. Yakma donanımı.

Cive : Frenk soğanı. Frenksoğanı. Soğan familyasından bir bitki (baharat ve çeşni olarak kullanılan).

Maidens : Kız oğlan kız. Kız. Kızlık. Bekar kız. Evlenmemiş genç kız. Bakire. Genç kız. Evlenmemiş kadın. Bekar.

Machete : Büyük ve keskin bıçak. Büyük bir çeşit bıçak. Geniş kenarlı bıçak. Pala. Büyük bıçak. Maşat.

Paper knife : Kitap açacağı. Sayfalarının bir ya da iki kenarı katlı olan kitapları açmak amacıyla kullanılan tahta, fildişi, gümüş vb. maddelerden yapılan araç. Mektup açacağı.

 

Tableware : Sofra takımı. Tabak çanak (sofrada kullanılan). Züccaciye. Sofra eşyası. Yemek takımı. Çatal bıçak gibi eşya.

Banger : Hurda araba. Sosis. Tokmakçı. Külüstür araba. Havai fişek. Külüstür otomobil. Maytap. Sucuk.

Guillotine synonyms : closure by compartment, instrument of execution, gag law, guillotining, gat, cloture, chives, guillotines, gag rule, shank, machetes, maiden, paperknife, closure, guillotined, ox, chive, knife, knives.

Guillotine ingilizce tanımı, definition of Guillotine

Guillotine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To behead with the guillotine. A machine for beheading a person by one stroke of a heavy ax or blade, which slides in vertical guides, is raised by a cord, and let fall upon the neck of the victim.