Guiltier türkçesi Guiltier nedir
Guiltier ingilizcede ne demek, Guiltier nerede nasıl kullanılır?
Guiltiest : Suçlu hisseden. Mücrim. Suçlu. Haksız. Kabahatli. Günahkar.
Guiltily : Suç duygusuyla. Suçlu. Suçlu gibi. Suç duygusu ile. Vicdan azabı çeken bir şekilde. Suçlu bir şekilde. Kabahatli bir şekilde. Kabahatli bir biçimde. Suçlu bir biçimde.
Guiltiness : Günahkarlık. Kabahatlilik. Suçluluk.
Unguiltily : Suçsuz olarak. Suçluluk hissetmeksizin. Vicdan acısı hissetmeksizin. Masumiyetle.
Guilt complex : Suçluluk kompleksi. Suçluluk duygusu. Bireyin birtakım toplum törelerine, yasalara aykırı davrandığı sanısına kapılması ya da öyle davrandığını anlaması sonucu içinde bulunduğu gergin ruh durumu.
Guilts : Suçluluk duygusu. Suç. Suçluluk. Töhmet. Sorumluluk. Kabahat. Günahkarlık. Suçluluk psikolojisi. Cürüm.
Bear guilt : Suçluluk ve pişmanlık hissi duymak. Suçluluk hissetmek.
Guiltlessness : Masumluk. Kabahatsiz olma. Suçsuzluk. Suçsuz olma durumu.
Weight of guilt : Bilinç yükü. Bilinç ağırlığı. Suç yükü. Suç ağırlığı. Bunaltıcı sorumluluk hissi.
Guiltlessly : Lekesiz bir şekilde. Masum bir şekilde. Safça. Kusursuzca. Kabahatsiz olarak. Masumca. Masum olarak. Suçsuzca.
İngilizce Guiltier Türkçe anlamı, Guiltier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Guiltier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Evildoer : Şerir. Kötü şeyler yapan kimse. Muzir kimse. Günah işler yapan kimse. Kötülük eden. Şeytani şeyler yapan kimse. Haksızlık eden kimse. Şeytan. Kötü.
Evil hearted : Fena. Kötü niyetli. Art niyetli. Kötü kalpli. Adi. Kötü.
Delinquent : Suç işleyen. Geciktirilmiş. Borçlarını ödememiş. Suç işleyen (çocuk). İhmalkar kimse. Kabahatli kimse. Çocuk suçlu. Görevini yerine getirmeyen. Zamanında yapılmayan ödeme.
Felon : Habis. Zalim. Cani. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Cinayet. Dolama.
Invidious : Tiksindirici. Hatır kırıcı. Gücendirici. Kıskandırıcı. Kırıcı.
In the wrong : Hatalı. Kusurlu. Yanlış yapan.
Accused : İtham edilen. Zanlı. Maznun. Müttehem. Suçlanan. Sanık.
Perpetrator : Suç işleyen. Adı karışan. İrtikap eden. Suç işleyen kimse. Sanık. Fail. Mürtekip.
Actor : Hukuk, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Aktör. Fail. Oyuncu. Bir oyunda rol alabilecek teknik ve güzel duyusal yetkinliğe ulaşmış erkek sahne sanatçısı. Bir film ya da televizyon oyununda rol alan erkek. Davacı. Bir oyun kişisini, sanatçı yaradılışı ve bilgisi ile, canlandıran ya da gösteren tiyatro sanatçısı. oyun oynama eylemini yapan kişi. (erkek ya da kadın). Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Uygulama modülü (sensör).
Malefactor : Kötülük eden. Kötülük eden kimse. Cani kimse. Suçlu kimse. Cani.
Guiltier synonyms : dutch monetary unit, blamable, criminal, culpable, evil, arrestable, blameworthy, babylonian, blameable, bushranger, falser, blameful, gulden, iniqultous, false, bad person, apaches, offenders, inequitable, criminals, falsest, culprit, eviler, apache, raw, at fault, faulty, peccant, malefactors, insupportable, iniquitous, fallen, erring.

Bu kısımda Guiltier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Guiltier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Guiltier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Guiltier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.