Gıcırdamak nedir, Gıcırdamak ne demek

  • Gıcırtı çıkarmak

"Gıcırdamak" ile ilgili cümle

  • "Defteri elime alıp şu iki sayfalık yazıyı karaladıktan sonra kapının yavaşça gıcırdadığını işittim." - H. Z. Uşaklıgil

Yerel Türkçe anlamı:

Sıçramak, hoplamak.

Gıcırdamak kısaca anlamı, tanımı:

Gıcırdama : Gıcırdamak işi.

Gıcır : Sakıza kıvamını arttırmak için katılan, kauçuk cinsinden bir madde. Yeni.

Gıcırtı : Sert nesnelerin birbirine sürtünmesi sonucu çıkan sesin adı, gıcır gıcır. İleri geri söylenme, tepki gösterme, protesto.

Çıkarmak : Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Resim yapmak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Yayımlamak. Söylemek. Yollamak, göndermek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Göstermek. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Gidermek. Bulmak, ortaya koymak. Sağlamak, elde etmek. Hatırlamak. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sonunu getirmek. Fotoğraf çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Boşaltmak. Yapmak, üretmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Sunmak.

Diğer dillerde Gıcırdamak anlamı nedir?

 

İngilizce'de Gıcırdamak ne demek? : v. creak, rustle, gnash, clack, grate, grit, groan, jar, squeak, squeal

Fransızca'da Gıcırdamak : grincer, couiner, crisser

Almanca'da Gıcırdamak : v. knarren, kreischen, quietschen, schnarren, schnurren

Rusça'da Gıcırdamak : v. скрипеть, скрежетать, скрипнуть, заскрипеть