Clack türkçesi Clack nedir

Clack ingilizcede ne demek, Clack nerede nasıl kullanılır?

Clack valve : Sürgülü vana.

Clacked : Laklak etmek (argo terim). Gıcırtı. Tıkırdatmak. Tıkırtı. Çatırdamak. Çatırtı. Tıkırdamak. Takırdamak. Gıcırdamak. Laklak etmek.

Clacker : Dırdırcı. Geveze. Lafazan. Anüs.

Clackers : Protez dişler. Bir ipe bağlı bir toptan oluşan vurmalı oyuncak. (gayrı resmi) takma dişler. Anüs.

Clacking : Çatlamak. Laklak etmek (argo terim). Gıcırdamak. Tıkırdamak. Gevezelik etmek. Çatırdamak.

Clabbering : Ekşitmek. Kaymak tutma. Ekşitmek (sütü). Pıhtılaşma. Kesilmek (sütün). Lora dönüşmek.

Clacification : Sınıflandırma. Klasifikasyon.

Clad : Koruyucu bir tabakayla örtmek. Yastık. Örtünmüş. Örtülü. Kılıflanmış. Sarılmış. Bürünmüş. Kaplanmış. Giyinmiş. Korunmuş.

Clabbered : Ekşitmek (sütü). Lora dönüşmek. Kesilmek (sütün). Kaymak tutmuş süt. Ekşitmek. Kaymak tutmak (süt).

Eclac : Latin amerika ülkelerinin iktisadi kalkınmasını ve bölge insanlarının yaşam ölçünlerini yükseltmek amacıyla 1948 yılında birleşmiş milletler latin amerika ekonomik komisyonu (ecla) olarak şili’de kurulmuş ve 1984 yılında karayip ülkelerinin katılımıyla genişlemiş komisyon. Birleşmiş milletler latin amerika ve karayipler ekonomik komisyonu.

 

İngilizce Clack Türkçe anlamı, Clack eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Babbled : Ağulamak. Mırıldanmak. Saçmalamak. Şırıldamak. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Çağlamak (su). Çağıldamak. Anlaşılmaz sözler söylemek.

Blabs : Çenesi düşük. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Geveze. Boşboğaz. Açığa vurmak. Sır vermek. İspiyonlamak. Boşboğazlılık.

Clashes : Çarpışmak. Bindirmek. Çarpmak. Gümbürdemek. Uyuşmamak. Anlaşamamak. Gitmemek. Uymamak. Çatışmak.

Clinked : Şıkırdamak. Şıngırdamak. Tınlamak. Şangırdamak. Şıngırdatmak. Şangırdatmak. Tokuşturmak. Çınlatmak.

Blabbing : İspiyonlamak. Boşboğazlılık. Çenesi düşük. Geveze. Sır vermek. Açığa vurmak. Ağzından kaçırmak. Boşboğazlık etmek. Boşboğaz.

Creaked : Gacırtı. Gacırdamak. Cayırtı.

Tapping : Şelpe. Tıklama. Vida dişi çekme. Sık aralıklı sesler oluşturmak için bir tel üzerinde sol elle çekiçleme ve salma yöntemleri uygulanırken aynı tele sağ elin bir parmağıyla veya penayla değişik perdeler üzerinden dokunulması yöntemi. Pıtırtı. Kılavuzla deliklere diş açma. Hafifçe vurma. Akıtma. Kılavuz çekme.

Clicked : Başarmak. Sükse yapmak. Ses çıkarmak. Jetonu düşmek. Şaklatmak. Jetonu düşmek (argo terim). Şansı olmak. Mandallamak.

Rattled : Tıngırdamak. Şaşırtmak. Hırıldamak. Sinir etmek. Çok konuşmak. Hırıltı yapmak. Şaşırmış. Bozmak (birini). Vırvır etmek.

 

Babble : Sır söylemek. Şırıldamak. Boşboğazlık etmek. Tekdüze ses çıkartmak. Uğultu. Ağzından kaçırmak. Karmaşık konuşma. Ağulamak. Anlaşılmaz sözler söylemek.

Clack synonyms : clicking, clink, crackled, clashing, jars, clatters, crackles, ticks, chew the rag, cluck, clattered, banter, brattle, screech, scroop, creaks, rattle, tick, chew the fat, chatter, cackles, chattered, fan the breezes, grate, chatters, make noise, crackle, let loose, grit, cackled, scrape, clash, gas.

Clack ingilizce tanımı, definition of Clack

Clack kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rattle. To make a sudden, sharp noise, or a succesion of such noises, as by striking an object, or by collision of parts. To cause to make a sudden, sharp noise, or succession of noises. To click. A sharp, abrupt noise, or succession of noises, made by striking an object. To click.