Rattled türkçesi Rattled nedir

Rattled ile ilgili cümleler

English: Moustapha slept peacefully as the underground train rattled on its way.
Turkish: Metro treni yolunu sarsarken Mustafa güzel güzel uyudu.

English: Ali angrily rattled the locked door.
Turkish: Ali sinirle kapıyı tıklattı.

English: The dream rattled Tom. He took it as a divine warning.
Turkish: Rüya Tom'u sarstı. O bunu ilahi bir uyarı olarak aldı.

English: The bus rattled as it drove along the bumpy road.
Turkish: Otobüs engebeli yol boyunca giderken takırdadı.

English: He angrily rattled the locked door.
Turkish: Sinirle kapıyı tıklattı.

Rattled ingilizcede ne demek, Rattled nerede nasıl kullanılır?

Rattled on : Cır cır ötmek. Durmadan konuşmak. Habire konuşmak. Cır cır konuşmak.

Prattled : Gevezelik etmek. Çene çalmak. Saçma sapan konuşmak. Laflamak. Çocukça konuşma. Gereksiz konuşma. Önemsiz konuşma. Çocukça konuşmak. Çene çalma. Saf saf konuşmak.

Rattle away : Cır cır konuşmak. Habire konuşmak.

Rattle off : Ezbere söylemek. Çabuk çabuk söylemek. Ezberden çabucak tekrarlamak.

Rattle on : Habire konuşmak. Durmadan konuşmak. Cır cır ötmek. Cır cır konuşmak. Cırcır konuşmak. Saçmalamak.

 

Rattlebrain : Aptal. Geveze. Sersem. Vırvırcı. Kafasız. Dırdırcı. Kuş beyinli. Kuş beyinli kimse.

Rattle the saber : Savaş tehdidinde bulunmak.

Saber rattle : Kılıç tıkırtısı. Münakaşa. Savaş hazırlıkları. İhtilaf. Hazır olma. Tartışma.

Rattle : Tangırdamak. Hırıltı yapmak. Dırdır etmek. Kaynana zırıltısı. Sinir etmek. Şaşırtmak. Şakırdatmak. Takırdamak. Hırıldamak. Şıngırdamak.

Death rattle : Ölüm hırıltısı. Can çekişme hırıltısı.

İngilizce Rattled Türkçe anlamı, Rattled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rattled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Purred : Tatlı bir sesle söylemek. Mır mır etmek. (kedi) mırlamak. (motor) hırıldamak. Mırıldamak (kedi). Mırıldamak. Mırlamak (kedi). Mırıldanmak.

Snored : Horlama. Horlamak. Horuldamak. Horultu.

Astonished : Afallamış. Şaşırıp kalmış. Şaşmış. Afallaşmış. Şaşkın.

Natters : Gevezelik etmek. Gevezelik etmek (ingiliz ingilizcesi). Laflamak.

Tap : Step dansı yapmak. Suyunu akıtmak. Pençe vurmak (ayakkabı). Tıpa takmak. Para sızdırmak. Kaçak hat çekmek. Musluğu açmak. Kullanma yerinde suyu açıp kapamakta kullanılan araç. Bağlamak.

Snores : Horlamak. Horlama. Horuldamak. Horultu.

Clack : Tıkırdamak. Gıcırtı. Gıcırdamak. Tıkırtı. Laklak etmek (argo terim). Çatırtı. Çatırdamak. Gevezelik etmek.

Bitch : Cadaloz. Rezil etmek. Dişi köpek. Fahişe. Cadı kadın. Kafa şişirmek. Şikayet etmek. Hadi oradan.

Discomfited : Yenilmiş. Yenmek. Bozmak. Mağlup olmuş. Bozum etmek. Mosmor etmek (argo terim).

 

Girn : Sırıtmak. Şikayet etmek. Şikayet edip durmak.

Rattled synonyms : hot and bothered, beef about, jangle, clacks, grunted, drum, grouses, discomfit, astonishes, growls, rattles, growled, carped, irritates, clink, baffled, baffles, made angry, clang, bellyache, gabbing, bothering, natter, at fault, grousing, nattered, grouse, amazes, baffle, yabber, girns, rattat, bellyaches.

Rattled zıt anlamlı kelimeler, Rattled kelime anlamı

Composed : Kompoze. Oluşmuş. Kendi halinde. Bileşmiş. Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Bileşke. Sakin. Oluşan.