Hırtı nedir, Hırtı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İnce deri ya da gönden yapılmış çarık.

Gereksiz, kalabalık eşya.

Tarlaya, yaylaya gidilirken götürülen öteberi, eşya.

Küçük kavun, karpuz.

Sıskalıktan, cılızlıktan ya da gebelikten dolayı vücudu oranlı olmayan kimse.

Davarların tüylerine yapışan diken, pıtrak dikeni.

Kâğıt gibi ince: Seni hırtı kulak seni.

Boşuna üren köpek.

Hırtı ile ilgili Atasözü veya Deyim

iki hırtı, bir pırtı : aşırı yoksulluğu anlatan bir söz.

Hırtı anlamı, kısaca tanımı

Hırt : Sersem, budala, ahmak. Kaba, incelikten anlamayan (kimse)

Hırtıbık : Güç, kuvvet.

Hırtık : Sümük. Kavgacı, saldırgan kişi. Çıkık. Boğaz. Romatizma sancısı. Ansızın gelen kuvvetli sancı.

Hırtıkmak : Burkulmak, kemik yerinden çıkmak, incinmek.

Hırtıl : Havuç.

Hırtıl hırtıl : Eskiyen elbisenin taraz taraz olmasını anlatır. Derinin pürüzlenmesini, sertleşmesini anlatır. Sebzelerin iyi pişmeyerek diri diri durmasını anlatır.

Hırtılaşmak : Hastalıktan vücuttaki sinirler eriyip küçülmek.

Hırtım : Kalabalık, kütle (halk için): Halk hırtım halinde idi.

Hırtıma : Tavan tahtası. (Kuzköy Akkuş Ordu).

Hırtımak : Yemek zor pişmek.

Hırtıp : Güç, kuvvet: Bayırı çıkıncaya kadar hırtıpım kesildi.

Hırtış : Güç, kuvvet. Zayıf, hastalıklı. Kalabalık eşya. Kazınan işkembeden çıkan posa. Kepek. Ciltteki pürüzler.

 

Hırtış hırtış olmak : Testere ağzı gibi dişli, pürüzlü olmak.

Hırtışık : Buruşuk. Pürüzlü.

Hırtışlamak : Kör bıçakla kesmeye çalışmak.

Hırtışlı : Pürüzlü, girintili çıkıntılı.

Hırtışli : Bıçak için testere ağzı gibi girintili çıkıntılı olma.

Hırtışmak : Zayıflamak. Büzüşmek, bozulup pörsümek. Sebzeler kartlaşmak. Sertleşmek: Çoktandır havalar soğuk gitti kar hırtıştı. Yemek tam pişmemek.

Hızan hırtık : Aile, çoluk çocuk.

Hırtı pırtı : Eski püskü veya işe yaramaz, değersiz eşya.

Diğer dillerde Hırsız zoka anlamı nedir?

İngilizce'de Hırsız zoka ne demek ? : thief of hook