Halitoses türkçesi Halitoses nedir

Halitoses ingilizcede ne demek, Halitoses nerede nasıl kullanılır?

Halitosis : Halitoz. Kötü kokulu nefes. Pis kokan nefes. Nefes kokusu. Ağız kokusu.

Encephalitogenic : Ensefalitogenik.

Encephalitozoonosis : Ensefalitozoonozis. Zorunlu hücre içi parazit olan mikrosporidiyan encephalitozoon cuniculi’nin başta tavşanlar olmak üzere kemiricilerde, primatlarda ve bazı etçillerde neden olduğu beyin ve böbrekleri başta olmak üzere birçok organda granülomatöz yangıyla belirgin enfeksiyon.

Halite : Halit. Kaya tuzu. Kaya tuzu (yumuşak beyaz veya renksiz mineral). Kayatuzu.

Halitus : Halein.

Bovine herpes virus encephalitis : Sığır herpesvirüs-5 tarafından oluşturulan, ateş, solunum güçlüğü, burun ve göz akıntısı, eş güdüm bozukluğu, körlük ve kaslarda titreme gibi sinirsel bulgular oluşumuyla belirgin hastalık. genç hayvanlarda sporadik hastalıklar veya salgınlar biçiminde oluşur. beyindeki yangı hem gri hem de boz maddede yaygın sinir hücresi nekrozu belirgindir. Sığır herpesvirüs ensefalitisi.

Cephalitis : Beyin iltahabı.

Equine protozoal myeloencephalitis : Atlarda sarcocystis neurona adlı protozoonun neden olduğu sinir sistemi hastalığı. Atların protozoal miyeloensefalitisi.

 

Avian omphalitis : Kanatlılarda göbek yangısı. Sarı kese enfeksiyonu.

Avian pneumoencephalitis : Kanatlı pnömoensefalitisi. Newcastle hastalığı.

İngilizce Halitoses Türkçe anlamı, Halitoses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Halitoses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bad breath : Kötü ağız kokusu. Kötü kokan nefes. Ağızdan gelen kötü koku.

Halitus : Halein.

Malodor : Kötü koku.

Halitosis : Pis kokan nefes.

Malodors : Kötü koku.

Exhalation : Soluk alıp verme. Soluk verme. Ciğerlerde kirlenen havayı ağız ya da burun yolu ile dışarı verme. Gaz. Soluma. Buhar. Oh çekme. Soluk. Koku.

Malodour : Kötü koku.