Hammock türkçesi Hammock nedir

Hammock ile ilgili cümleler

English: Julio is swinging in the hammock that I hung under the old oak tree.
Turkish: Julio, eski meşe ağacına kurduğum salıncakta sallanıyor.

English: You could sleep in the hammock.
Turkish: Hamakta uyuyabilirsin.

English: Ali doesn't like sleeping in a hammock.
Turkish: Ali hamakta uyumayı sevmez.

Hammock ingilizcede ne demek, Hammock nerede nasıl kullanılır?

Hammock chair : Hamak.

Hammocks : Ağ yatak. Hamak. Salıncak. Asma yatak.

Hammondiosis : Hammondiyozis. Neosporozis.

Ichthammol : İhtamol.

Hammam : Hamam.

Hammer : Çekiç. (fiyat) indirmek. Orta kulağın üç küçük kemiğinden çekiç biçimindeki ilk kemik. malleus. Tokmak, sap ile tutaktan oluşan, 7.257 kg. ağırlığında, 117. 5 cm. -121. 5 cm. (tutağın içinden ölçüldüğünde) uzunluğunda atma aracı. Ağır yenilgiye uğratmak. Tüfek horozu. Atletizm, biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Dövmek. Çekiç kemiği. Hızlı atmak.

Hammarskjold : Birleşmiş milletler genel sekreteri (1953-61). Dag hammarskjold (1905-1961). Soyadı. İsveçli ekonomist ve diplomat. 1961'de ölümünden sonra nobel barış ödülü ile ödüllendirilmiştir.

Hammer at : Çok ses yapmak. Korkunç gürültü çıkarmak. Çok çalışmak. Dangır dungur ses çıkartmak. Çok gürültü yapmak. Devamlı girişimlerde bulunmak. Harıl harıl çalışmak. Ter dökerek çalışmak.

 

Hammer and tongs : Var kuvvetle. Alabildiğine.

Hammer away at : Bir şey üzerinde çok çalışmak. Azimle uğraşmak. Sürekli aynı şeyi tekrarlamak. Dört elle sarılmak. Üzerine basa basa tekrarlamak.

İngilizce Hammock Türkçe anlamı, Hammock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hammock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wishbone : Süspansiyon çatalı. Bağımsız önaskı düzeninde, tekerlek dingiline yuvarsı bir eklemle bağlı olan kollardan her biri. Süspansiyon kolu. Askı üçgen kolu. Lades kemiği. Süspansiyon üçgen kolu. Lades kemiği süspansiyon kumanda kolu.

Mound : Toprak yığını. Dağ. Toprak set. Tümsek yapmak. Öbek. Tepecikler yapmak. Höyük. Tepe. Tepecik. Tümsek.

Wishbones : Lades kemiği. Süspansiyon kolu. Askı üçgen kolu. Lades kemiği süspansiyon kumanda kolu. Süspansiyon üçgen kolu. Süspansiyon çatalı.

Anthill : Karınca yuvası.

Knoll : Şişkinlik. Tümsek. Kabarıklık. Küçük tepe. Çıkıntılı yer. Tepecik.

Kopje : Tepecik. Güney afrika'da ufak tepe.

Formicary : Karınca yuvası.

Swing : Dikkat çeken değişiklik. Hoş bir ritimle çalmak. Bir şeye tutunarak bir yere sıçramak. Sallamak. Sallanış. Aniden geriye dönmek. Göze batan değişiklik. Ani dönüş yapmak. Sallandırma.

Bed : Tabaka. Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak az çok açıkça ayrılabilen, kalınlığı 1 cm'den az olmayan tortul kayaç birimi. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Tarh. Katman. Temel. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi. Sabitleştirmek. Gömmek. Mezar.

 

Hammock synonyms : koppie, hammocks, hillock, hummock, sack, molehill, hill, hammock chair.

Hammock ingilizce tanımı, definition of Hammock

Hammock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A swinging couch or bed, usually made of netting or canvas about six feet long and three feet wide, suspended by clews or cords at the ends.