Handfast türkçesi Handfast nedir

  • Cimri.
  • Pinti.
  • (evlilik töreninde) ellerini birleştirerek birbirlerine beraberlik sözü vermek.
  • Eli sıkı.

Handfast ingilizcede ne demek, Handfast nerede nasıl kullanılır?

Handfasting : Aile ve sevdikleriyle birlikte. Birbirini seven iki kişinin evlendiklerini ilan etmek için. Evlilik töreni. Dış ortamda yaptıkları. Genellikle yasal olmayan.

Handfasts : Cimri. (evlilik töreninde) ellerini birleştirerek birbirlerine beraberlik sözü vermek.

Handfeed : Eliyle beslemek. Hayvan veya insanı el ile doyurmak. Bölüştürülmüş miktarlarla hayvanları düzenli (zaman) aralıklarla beslemek (tarım). El ile makineye malzeme vermek. Elle beslemek.

Handful : Avuç. Başa çıkılması zor kimse. Avuç dolusu. Ele avuca sığmaz. Ele avuca sığmayan tip. Az miktar.

Handful of people : Birkaç kişi. Bir avuç insan. Az sayıda insan.

Hand advance : El avansı.

A handful : Bir avuç. Tutam.

Hand auger : El matkabı. El burgusu.

Hand and glove : Sıkı fıkı. Samimi. Yakın ilişki içinde birlikte çalışma.

Hand and foot : El pençe divan. Elini ayağını oynatamayacak şekilde.

İngilizce Handfast Türkçe anlamı, Handfast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handfast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chary : Tedbirli. Dikkatli. Sakıngan. İhtiyatlı. Sakınan. Esirgeyici. Temkinli. İdareli. Tutumlu.

 

Slide fastener : Fermuar.

Cheapskate : Beleşçi. Cimri veya pinti tip. Paragöz. Üçün beşin hesabını yapan. Avantacı kimse. Eli sıkı kimse.

Catch : Cezbetmek. Birdenbire fark etmek. Geçmek. Gafil avlamak. Tokat atmak. Çalışmak. Top tutma. Duymak. Birdenbire farketmek. Çekmek.

Seal : Conta. Fok. Mühür. Temhir etmek. Kesinleştirmek. Mühürlemek. Kapatmak. İlişkili olduğu iyenin adını taşıyan madeni damga. Ayıbalığı. Karara bağlamak.

Cheapskates : Paragöz. Cimri veya pinti tip. Beleşçi. Eli sıkı kimse. Üçün beşin hesabını yapan. Avantacı kimse.

Lashing : Kırbaçlama cezası. Halat. Azar. Kırbaçlama. Bağlama. İp. Fırça atma. Kamçılama. Palamar. Azarlama.

Fillet : Saç bandı. Fileto. Dolgu (mühendislik terimi). Pervaz. Bantlamak. Bant. Şerit. Kemiklerinden ayrılmış balık eti kemiksiz lop etten elde edilen ince dilim. Tiriz.

Dowel : Kavela. Ağaç çivi. Tespit pimi. Tahta çivi. Tıpa. Tahta çivi ile tutturmak. Dübel. Geçme. Takoz.

Launder : (giysi) yıkayıp ütülemek. Temel çukuru. Oluk. Aklamak. Yıkanabilir olmak. Çamaşır yıkamak. Yıkamak (çamaşır). Oluklu yıkayıcı. Çamaşır yıkayıp ütülemek.

Handfast synonyms : corrugated fastener, snap ring, press stud, wiggle nail, nut and bolt, clothespin, link, mean, cottar, lock, hook and eye, niggarding, zipper, screw, grummet, clinch, sealing wax, zip, cheeseparing, clip, cheese paring, believing, cringle, frugal, clothes peg, constraint, fixing, cheap, churl, karabiner, pin, cotter, churls.

Handfast zıt anlamlı kelimeler, Handfast kelime anlamı

Machine wash : Makinede yıkanabilir. Makinede yıkama.

Handfast ingilizce tanımı, definition of Handfast

Handfast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Steadfast. Strong. Custody. Hold. Grasp. To betroth by joining hands, in order to permit cohabitation, before the celebration of marriage. To bind. Fast by contract. Betrothed by joining hands. To pledge. Power of confining or keeping.