Harca nedir, Harca ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sık ve ufak salkımlı bir çeşit kırmızı üzüm.

Harca ile ilgili Cümleler

  • Profesyonel sporcular antrenmana saatler harcarlar.
  • Harcamaları kısmaya çalışıyoruz.
  • Jale, Oliver'in video oyunları oynamaya çok fazla zaman harcadığını düşünüyor.
  • Ali ormanda uzun saatler harcadı.
  • Harcayamayacak kadar çok param olsa onu ne yapardım?
  • Harcamayı kontrol altında tutmamız gerekir.
  • Çocuklarınızla vakit harcamanın zararı olamaz.
  • Harcadığın toplam para miktarı nedir?
  • “Tehlikeyi anlamış olacak ki seçimlerde oylarını dağıtmamaya çaba harcıyordu.”
  • Harcamak için gereğinden fazla zamanımız var.
  • Harcayabileceğinden daha çok parası var.
  • Harcanılan bir kuruş çoğunlukla biriktirilen bir kuruştan daha faydalıdır.
  • Harcamalar düşürülmelidir.
  • O, çaba harcamadan ağaca tırmandı.

Harca ile ilgili Atasözü veya Deyim

(birini) bozuk para gibi harcamak : değerini düşürecek biçimde bir kimseden yararlanmaya kalkışmak.

cepten harcamak : bir başkasının söylemediği bir sözü söylemiş gibi aktarmak.

çaba harcamak : bir işi yapabilmek için elinden geleni yapmak.

emek harcamak : çaba göstermek.

harcama yapmak : harcamak.

Harca kısaca anlamı, tanımı

Bireysel tüketim harcaması : Tüketicinin satın aldığı mal ve hizmetler için yapmış olduğu harcama

 

Bozdur bozdur harca : Çok az olan şeyler için kullanılan bir söz.

Cari harcamalar : Doğrudan üretim artışına yönelik olmayan, etkileri geçici olan ve bir defada kullanılıp tüketilen mal ve hizmetler için yapılan giderler. Yatırım ve transfer ödemesi niteliğinde olmayan ve kamu etkinliklerinin sürdürülebilmesi için personel ve diğer cari giderlerden oluşan harcamalar.

Faiz dışı konsolide bütçe harcamaları : Konsolide bütçe harcamalarından faiz harcamalarının düşürülmesiyle elde edilen bütçe büyüklüğü.

Gayrisafi milli harcamalar : Bir ekonomide belli genellikle bir yıl olmak üzere bir dönemde yapılan tüketim (C), yatırım (I), hükümet (G) ve net dışsatım (X-M) harcamlar toplamına net dış faktör gelirlerinin (NFI) eklenmesiyle bulunan ve C+I+G+NX+NFI biçiminde formüle edilen milli gelir büyüklüğü.

Gayrisafi yurtiçi harcamalar : Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde yapılan tüketim, yatırım ve hükümet harcamalarına dışsatım-dışalım harcama farkının eklenmesiyle bulunan milli gelir büyüklüğü.

Gelir harcama modeli : Veri fiyat ve faiz oranı varsayımı altında, denge reel gelir (üretim) düzeyinin iktisadi karar birimlerinin planlanan harcamaları tarafından belirleneceği temeli üzerine kurulmuş Keynesyen model.

Gerçek harcama : Fiyat değişmelerinden arındırılmış, bir başka deyişle fiyat diziniyle indirgenmiş harcama.

Harca sürmek : Harcamak, feda etmek, sarf edip bitirmek. Telef etmek, helak etmek, öldürmek.

Harca sürülmek : Sarf olunmak, harcanmak.

Harcama çoğaltanı : Gelir harcama modelinde, otonom harcamalarda ortaya çıkan bir değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük aynı yönlü etkiyi gösteren katsayı.

 

Harcama daraltıcı politikalar : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi azaltmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan daraltıcı maliye politikası ve daraltıcı para politikası.

Harcama değiştirici politikalar : Gelir düzeyini etkileyerek toplam yurtiçi harcamaları azaltmaya veya artırmaya yönelik uygulanan para politikası veya maliye politikası.

Harcama dengesi : Gelir harcama modelinde toplam harcamaların toplam gelire eşit olduğu noktaların geometrik yeri olan 45 derecelik doğruyla toplam harcama eğrisinin kesiştiği, toplam sızıntıların toplam katkılara eşit olduğu denge reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyi.

Harcama esnekliği : Bir mala yönelik harcamadaki oransal değişmenin tüketicinin o mala yönelik istem miktarındaki oransal değişmeye oranını gösteren katsayı. Diğer bir deyişle tüketicinin istem miktarında ortaya çıkan oransal değişmeye o mala ilişkin harcamanın gösterdiği duyarlılık.

Harcama farkı : Planlanan ve gerçekleşen harcamalar arasındaki fark.

Harcama genişletici politikalar : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi artırmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan genişletici maliye politikası ve genişletici para politikası.

Harcama kaydırıcı politikalar : Ödemeler bilançosu dengesizliğini gidermek amacıyla dış ticaret açığının olduğu durumda toplam harcamaları yurtiçine, dış ticaret fazlasının olduğu durumda ise toplam harcamaları yurtdışına kaydıran döviz kuru politikaları, gümrük tarife ve kota uygulamaları gibi koruyucu dış ticaret politikaları. karşılığı harcama değiştirici politikalar.

Harcama vergisi : Tasarruf artışının sermaye birikimini artıracağı görüşünden hareketle tasarrufların özendirilmesi amacıyla kişinin bir yıl içinde yaptığı harcamaların toplamından alınması öngörülen ve N. Kaldor tarafından önerilen ancak kısa bir süre uygulanabilen vergi. [Bakınız: tüketim vergisi].

Harcama yöntemi : Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, iktisadi karar birimlerinin sonul mal ve hizmetlere yönelik yaptıkları harcamaların toplanmasına dayanan milli gelir hesaplama yöntemlerinden biri. karşılığı gelir yöntemi, üretim yöntemi.

Harcanabilir gelir : Hanehalkının bir yıl içinde tüketim ve tasarruf biçiminde kullanabileceği toplam gelir. Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde kişisel gelirden gelir vergilerinin çıkarılmasıyla bulunan gelir.

Harcanabilir kişisel gelir : Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde o ülke vatandaşlarının kişisel gelirlerinden gelir vergisi düşüldükten sonra kalan gelir büyüklüğü.

Harcanabilme : Harcanabilmek işi.

Harcanabilmek : Harcanma olasılığı bulunmak.

Harcanılma : Harcanılmak işi.

Harcanılmak : Harcanma işi yapılmak.

Harcatılma : Harcatılmak işi.

Harcatılmak : Harcatma işi yapılmak.

Harcatma : Harcatmak işi.

Harcatmak : Harcamasına yol açmak.

Harcayabilme : Harcayabilmek işi.

Harcayabilmek : Harcama imkânı veya olasılığı bulunmak.

Harcayıverme : Harcayıvermek işi.

Harcayıvermek : Çabucak harcamak.

Hükümet harcamaları : Hükümet alımları ve transfer ödemeleri biçiminde yapılan harcamalar.

İşlevsel harcama : İşletmenin pazarlama, reklam, taşıma gibi belli bir amaca yönelik olarak yaptığı harcama türü.

İşlevsel harcama sınıflandırması : İşletmenin işlevsel harcamalarının türlerine göre sınıflandırılması.

İşlevsel kamu harcamaları : Karşıladığı hizmet türüne göre tanımlanmış (sınıflandırılmış) kamu harcamaları.

İşlevsel konsolide bütçe harcamaları : Karşıladığı hizmet türüne göre tanımlanmış (sınıflandırılmış) bütçe harcamaları.

Kamu harcamaları : Kamu kesimini oluşturan kuruluşlar tarafından yapılan harcamalar. [Bakınız: devlet giderleri].

Kamu harcamalarının işlevsel dağılımı : Kamu harcamalarının karşıladığı hizmet türüne göre dağılımı.

Kamu tüketim harcamaları : Kamu hizmetlerinin görülmesi için gerekli olan mal ve hizmetlerin alımı amacıyla yapılan cari harcamalar.

Konsolide bütçe harcamalarının işlevsel dağılımı : Konsolide bütçe harcamalarının karşıladığı hizmet türüne göre dağılımı.

Nato altyapı ve kıyıötesi harcamaları : NATO tarafından ortak güvenlik planları çerçevesinde Türkiye'deki çeşitli savunma tesisleri için döviz karşılığı yapılmış olan harcamaları gösteren, ödemeler bilânçosunun cari işlemler kısmına kaydedilen kalem.

Otonom harcamalar : Gelir harcama modelinde, reel gayrisafi yurtiçi hasıla ve faiz oranlarından bağımsız olarak yapılan tüketim, yatırım, hükümet harcaması ile dışalım ve dışsatım harcamaları.

Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı harcamaları : Konsolide bütçe harcamalarından risk hesabının düşürülmesi ve sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan nakit transfer farkının ve konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kaleminin eklenmesiyle hesaplanan harcamalar.

Program tanımlı merkezi yönetim bütçesi faiz dışı harcamaları : Merkezi yönetim bütçe harcamalarından risk hesabının düşürülmesi ile sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan nakit aktarım farkının ve konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kaleminin eklenmesiyle elde edilen harcamalar.

Reklam harcaması : Firmanın reklam etkinlikleri için yaptığı harcama.

Saldırı harcamaları : Bir firmanın ürettiği malın piyasa payını arttırmak için yaptığı reklam gibi satış artırıcı etkinliklerine yaptığı harcamalar.

Satış harcamaları : Malların pazarlanması ve satışı amacıyla, örnek ürün gönderme, reklam, paketleme gibi firmanın katlandığı her türlü harcama.

Savunma harcamaları : Askeri araç-gereç temini, askeri tesislerin yapımı, bakım, onarımı, sivil savunma gibi ülkenin ulusal güvenIiğini sağlamak amacıyla yapılan her türlü harcama.

Son istek harcaması : Vasiyyetnâme.

Tüketici harcamaları : Bir ülkede belli bir dönemde tüketicilerin mal ve hizmetlere yapmış oldukları harcamaların toplamı.

Tüketim harcamaları : İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde tüketim için yaptıkları harcamalar. [Bakınız: bütüncül tüketim harcamaları].

Harcama : Harcamak işi, sarf. Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider.

Harcama kalemi : Muhasebe işlemleri içinde en fazla satın alınan maddelerin bütünü.

Harcamak : Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek.

Harcanma : Harcanmak işi.

Harcanmak : Harcama işi yapılmak, harcama işine konu olmak.

Harcayış : Harcama işi.

Diğer dillerde Harbolit anlamı nedir?

İngilizce'de Harbolit ne demek ? : harbolite