Hardship türkçesi Hardship nedir

Hardship ile ilgili cümleler

English: Many have long suffered oppression and hardship under colonialism.
Turkish: Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.

English: But for your help I could not have got over the hardship.
Turkish: Yardımın olmasaydı, zorlukla baş edemezdim.

English: He put up with the greatest hardship that no one could imagine.
Turkish: O, kimsenin hayal edemeyeceği en büyük sıkıntıya katlandı.

English: Climate change, civil war, financial hardship, and infrastructural chaos have all caused turmoil in this country.
Turkish: İklim değişimi, iç savaş,finansal zorluk ve altyapısal kaosun hepsi bu ülkede karışıklığa neden olmuştu.

English: Many great men went through hardship during their youth.
Turkish: Birçok büyük insan gençliklerinde zorluklardan geçmişlerdir.

Hardship ingilizcede ne demek, Hardship nerede nasıl kullanılır?

Hardships : Sıkıntı. Yokluk. Yoksulluk. Güçlük. Cefa. Zorluk.

Absorption hardships : Benimseme zorlukları. Yeni ülke veya yere alışırken karşılaşılan.

Withstand hardships : Zorluklara karşı dayanmak. Zorluklara karşı dayanıklı olmak. Zor durumlara karşı göğüs germek.

 

Hardshell : Sert kabuklu.

Hards : Kendir veya keten atığı veya kaba kısımları. Ketenin yararlanılmayan kısımları. Katı. Nasırlı. Anlaşılmaz. Zor. Acı (su). Kireçli. Kalpsiz. Sert.

Liebermann burchards test : Kolesterolün varlığını belirlemede kullanılan bir deney. Liebermann-burchard deneyi.

Hardstand : Beton park yeri. Sert satıh. Uçak veya ağır araçların park edebileceği katı yüzey. Sert park yeri.

Hardstanding : (british usage) sert park yeri. Sert saha. Park yeri. Uçak park etmek için katı veya döşeli yüzey.

Blowhards : Palavracı. Kendini metheden.

Hardscrabble : Ödüllendirilmeyen. Emeğinin karşılığını almamış. Emeğinin karşılığını vermeyen. Çalıştığına değmemiş. Çabaya değmeyen. Büyük çaba gerektiren ama sonuçta az kar getiren iş. Çok çalışmaya karşılık az kazanç sağlayan. Büyük bir çaba karşılığında az bir kar veya ödül sağlayan. Getirisi olmayan ağır (iş).

İngilizce Hardship Türkçe anlamı, Hardship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hardship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

From hand to mouth : Günü gününe yaşama. İlerisi için düşünmeyerek. Finansal zorluk. Har vurup harman savurarak. Mali açıdan günü gününe geçinme.

Drought : Kuruluk. Kuraklık. Kurak. Nemsiz. Kıtlık. Su kıtlığı. Susuzluk.

Affliction : Izdırap. Istırap. Dert. Üzüntü. Ağrı. Üzme. Acı. Bela. Keder.

Anxieties : Evham. Heves. Vesvese. Kaygılar. Endişe. Bunaltı. Kaygı. Can atma. Merak.

Low water mark : Alçak su seviyesi işareti. Su seviyesi işareti. Bir şeyin en alçak noktası. Alçak su düzeyi işareti.

 

Complicacy : Karmaşıklık.

Ill luck : Kötü talih. Uğursuzluk. Kör talih. Terslik. Makus talih. Şanssızlık. Talihsizlik. Aksilik.

Impecuniosity : Parasızlık.

Grayness : Grilik. Bozluk. Neşeli. Kır.

Absences : Dalgınlık. Bulunmama. Gıyap.

Hardship synonyms : hard knocks, rigourousness, entanglement, boredom, grimness, gethsemane, failure, anguishing, impoverishment, tough luck, greyness, dearths, arduousness, difficultness, oppressions, asperity, complication, gruellings, distress, victimization, complications, suffering, boredoms, inexistence, impecuniousness, failures, gruelings, angsts, pressures, catastrophe, exiguities, agitations, austerities.

Hardship zıt anlamlı kelimeler, Hardship kelime anlamı

Well being : İyi oluş. Sağlık. Mutluluk. İyilik. Esenlik. Refah.

Good luck : Akyazı. Bol şanslar!. Kadem. Şans. Bol şans. Hayırlı ola!. Talih kuşu. Uğur. İyi şans. Baht.

Good fortune : Baht. Şans. Bahtiyarlık. Ongunluk. İyi talih. Talih.

Hardship antonyms : ease.

Hardship ingilizce tanımı, definition of Hardship

Hardship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is hard to bear, as toil, privation, injury, injustice, etc.