Harmonizations türkçesi Harmonizations nedir

İngilizce Harmonizations Türkçe anlamı, Harmonizations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Harmonizations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capacitation : Bir sperm hücresinin yumurtayı dölleyebilecek kapasitede olması süreci (biyoloji terimi). Kapasitasyon. Yatacak yer sağlama. Yetkilendirme süreci. Spermatozoonların akrozomlarına yapışarak onları dölleme yeteneğinden yoksun bırakan yüksek moleküllü seminal plazma ögelerinin, özellikle döl yatağı ve yumurta kanalında bulunan sıvıların tarafından temizlenmesi sonucunda tekrar dölleme yeteneği kazanması olayı. kenelerde erişkin spermlerin oluşumunu sağlayan son spermiogenezis evresi.

Accommodation : Uzlaşma. Düzen. Bulma (para vb.). Kolaylık. Uyma. Çözme. Konaklama. Kalacak yer. Sağlama.

Cohesiveness : Bağlayıcılık. Grup üyelerinin birbirlerine karşı duydukları bağlılık. Birbirine tutkunluk. Tutturganlık. Kaynaştırıcılık. Yapışkanlık. Yapışıklık. Dayanışma. Bağlılık.

Syncretism : Genellikle felsefe ve din konularında birbirine benzemeyen birtakım görüşleri ya da birbiriyle çelişkili durumda bulunan düşünceleri uzlaştırmaya, birleştirmeye çalışan öğreti. Eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. İkili çatı. Kümelenme. Senkretizm. Bir fiil çatısının hem dönüşlü hem de edilgen olarak kullanılması: at-ıl-mak, al-ın-mak, bul-un-mak, sil-in-mek, sık-ıl-mak, kap-ıl-mak, tut-ul-mak, yık-ıl-ak gibi. örnekler: ortaya atılmanın ne anlamı vardır? tembelliği yüzünden işten atıldı. arkadaşımın sözlerinden iyiden iyiye alındı. istediklerimizin hepsi de alındı; toplantıda bulunması iyi olacaktı. kayıp eşya bulunamadı. silinmek için havlu gerekli. camlar silindi mi? bu türlü işlerden sıkıldığını bilmiyorduk. portakalların sıkılmasına yardım edecek vb. Çatışık ya da en azından birbirinden ayrı toplumsal kesimlerin, ilkelerin, ekinlerin vb. her birinin kimi öğeleri belirgin biçimde varlıklarını sürdürmekle birlikte, tek birim içinde bir araya getirilmesi. Sinkretizm. Birleştirimcilik.

 

Balances : Bilanço. Denge. Ruhsal denge. Denklik. Bakiye. Kalan. Terazi. Balans.

Cadence : Ses uyumu. Sesin yavaşlaması. Durgu. Ses dalgalanması. Ahenk. Ritim. Tempo. Sesin alçalması. Ritm.

Accomodation : Uyum, uyum süreci. farklı mesafelerdeki cisim görüntülerinin retina üzerine net düşmesini sağlamak için kaslar aracılığıyla göz merceğinin bu değişik mesafelere kendisini ayarlaması veya uyum sağlama mekanizması. Kademe kademe farklılaşan çevre şartlarına uyabilmek için canlıların gösterdikleri kapasite; organizmanın çevresine uyumu ile oluşan bir evrim olayı. adaptasyon. çeşitli uzaklıklardaki cisimleri net olarak görebilmek için göz merceğinin gösterdiği değişiklik. akomodasyon. reseptörlerin farklı uyartılara karşı gösterdikleri uyum. Akomodasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Adjustment : Güvence tanıtlama belgesi. İntibak. Dispeç. Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. Alışma. Düzeltme. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Ayarlama. Halletme.

Combining : Birleştirme. Birleştiren.

Commingling : Kaynaşma. Kaynaştırmak. Karışmak. Karıştırmak. Karıştırma. Karışma. Kaynaşmak.

Harmonizations synonyms : reharmonisation, harmonization, musical harmony, reharmonization, singing, accordancy, balance, harmonisation, accordance, adaptation, mainstreaming, coherence, accord, vocalizing, harmony, cadences, coherency, capacitations, fusion, inclusion.