Has his hands full türkçesi Has his hands full nedir

  • Yapması gereken pek çok şey var.
  • Fazla meşgul.
  • Son derece meşgul.

Has his hands full ile ilgili cümleler

English: Tom has his hands full.
Turkish: Tom'un elleri tamamen dolu.

Has his hands full ingilizcede ne demek, Has his hands full nerede nasıl kullanılır?

Has : Yapmak. Olmak. Zorunda olmak. Göz yummak. Almak. Bkz.have. Etmek. Sahip olmak. Dolandırmak. Bulunmak.

His : Onunki. (erkek) onun. Onunkisi. Eril onunki. Onun.

Hands : Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. (kalecinin dışında bir oyuncunun topu elle tutması ya da topa elle dokunması ayaktopu kurallarınca yasaklanmış bir davranıştır ve ödek gerektirir.). Eller. Gemi mürettebatı. Sahip olma. El. Elleme. İyelik.

Full : Kalın. Tam. Doluluk. Çırpmak. Öz. Dolu. Tok. Yıkayıp büzmek. Komple.

Has his eyes open : Gözü açık. Uyanık. İhtiyatlı. Farkında.

Has his head in the clouds : Dikkatini vermiyordu. Aklı bir karış havada. Ayakta uyuyordu.

Has his reasons : Başkalarının bilmediği gerekçeleri var. Bir bildiği var.

Has his heart set on : (bir şeyi) gerçekten isteme. Umutsuzca isteme. Aklına koyma.