Hands türkçesi Hands nedir
- Gemi mürettebatı.
- Futbol alanında kullanılır.
- İyelik.
- Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. (kalecinin dışında bir oyuncunun topu elle tutması ya da topa elle dokunması ayaktopu kurallarınca yasaklanmış bir davranıştır ve ödek gerektirir.).
- Eller.
- Sahip olma.
- Elleme.
- El.
Hands ile ilgili cümleler
English: Ali always washes his hands before eating anything.
Turkish: Ali bir şey yemeden önce her zaman ellerini yıkar.
English: Ali and Mary held hands as they skated around the rink.
Turkish: Ali ve Mary buz pateni alanında paten yaparken el ele tutuştular.
English: A young Kyrgyz woman, creating a miracle with her own hands in Moscow, amazed the Dagestanis.
Turkish: Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.
English: A boy was walking with his hands in his pockets.
Turkish: Bir çocuk elleri ceplerinde yürüyordu.
English: Ali almost never forgets to wash his hands before eating.
Turkish: Ali yemek yemeden önce ellerini yıkamayı neredeyse asla unutmaz.
Hands ingilizcede ne demek, Hands nerede nasıl kullanılır?
Hands down : Tereyağından kıl çeker gibi. Kolayca. Kolaylıkla. Şüphesiz. Hiç zorlanmadan. Çok kolaylıkla. Herhangi bir zorluk çekmeden. Hiç güçlük çekmeden. Parmağını kıpırdatmadan. Apaçık.
Hands imbued with blood : Kanla boyanmış eller. Kana bulanmış eller.
Hands off : Dokunma. Elleme. Çek elini. Elleşme.
Hands on : Deneyimli. Aktif katılım içeren. Elle çalıştırma gerektiren. Aktif katılımlı.
Hands on activity : Uygulamalı alıştırma.
Fell in the hands of : -'in tuzağına düşen. -'in eline düşen.
Get your hands off : Dokunma. Ellerini çek. Ellerini –den çek.
Hands on shoulders bend standing : Kolların, dirsekler yere bakmak üzere elleri omuzlara değdirmek için bükülü tutulduğu durum. Omuzda tutuş.
Has his hands full : Fazla meşgul. Son derece meşgul. Yapması gereken pek çok şey var.
Hands up : Eller yukarı! komutu. Eller yukarı.
İngilizce Hands Türkçe anlamı, Hands eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hands ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Safekeeping : Yediemin tevdii. Güvenlikte olma. Korunma. Koruma. Yediemine tevdii. Saklama. Himaye. Saklanma. Emniyet.
Handling : Nakliye. Dokunma. Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması. İşleme tarzı. Tedavi. Bir işi idare etme. İdare. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. Muamele. Ambalajlama.
Candidate : Aday. Namzet. Talip. Namzetlik. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Sınava giren kimse.
Attacking game : Akıncıl oyun. Karşı kaleye akın yapmaya dayanan bir oyun yöntemi. bu biçimde oynayan bir takım, akın üstüne akın yaparak topu daha çok karşı yarı alanda bulundurmaya çalışır. Ofansif oyun.
Backheel pass : Topu, topuk vuruşu ile takım arkadaşına aktarmak. Topuk pası. Topukla aktarmak.
Workforce : Bir şirkette çalışan tüm insanlar grubu (ticaret). İşçiler. Çalışanlar. İş gücü. Mevcut olan çalışanlar gücü. İşgücü. Bir ülkedeki tüm çalışanların toplam nüfusa oranı.
Bounce up : Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması. Hakem atışı.
Peopling : Kalabalık. Milletler. Halk. Bir kimsenin yakınları. İnsanın, az çok ya da bütünüyle boş bir bölgeyi ele geçirerek işlemesi, canlandırıp şeneltmesi. Millet. Yerleşme. Ulus.
Guardianship : Koruma. Velilik. Himaye. Muhafızlık. Vasilik. Koruyuculuk. Vesayet. Vekillik. Velayet.
Hands synonyms : work party, cheir, crew, hand operated, property, personnel, charge with the body, centre, possessive, hands off, manual, complement, possessive suffix, hand hold, keeping, manpower, fins, fin, custody, possession, mitt, men, spuds, hand off, back scissors kick, handlings, hand held, ownership, ownerships, hand, shift, fingering, backheel.
Hands zıt anlamlı kelimeler, Hands kelime anlamı
Active : Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Aktif. Canlı. Faal. Etken. Etkin, işler durumda, etkili. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çalışan. Üretken. Pratik.
Passive : Edilgin. Uysal. Eylemsiz. Edilgen. Pasif. Dayanıklı. Edilgen çatı. Faizsiz. Dingin.

Bu kısımda Hands kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hands ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hands anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hands ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.