Hands on türkçesi Hands on nedir
- Aktif katılım içeren.
- Aktif katılımlı.
- Deneyimli.
- Elle çalıştırma gerektiren.
Hands on ile ilgili cümleler
English: Ali put his hands on his hips.
Turkish: Ali ellerini kalçasına koydu.
English: Ali couldn't get his hands on everything he needed.
Turkish: Ali ihtiyacı olan her şeye ellerini dokunduramıyordu.
English: Ali put his hands on my shoulders.
Turkish: Ali ellerini omuzlarıma koydu.
English: He put his hands on my shoulders.
Turkish: Ellerini omuzlarıma koydu.
English: Don't put your greedy hands on my money.
Turkish: Aç gözlü ellerini paramın üzerine koyma.
Hands on ingilizcede ne demek, Hands on nerede nasıl kullanılır?
Hands : Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. (kalecinin dışında bir oyuncunun topu elle tutması ya da topa elle dokunması ayaktopu kurallarınca yasaklanmış bir davranıştır ve ödek gerektirir.). El. Elleme. Sahip olma. İyelik. Gemi mürettebatı. Eller.
On : Üstünde. İle. Yönünde. Civarında. Giyilmiş. Esnasında. De. Üzerinde. Makbul. Açık.
Hands on activity : Uygulamalı alıştırma.
Hands on shoulders bend standing : Omuzda tutuş. Kolların, dirsekler yere bakmak üzere elleri omuzlara değdirmek için bükülü tutulduğu durum.
Hands on training : Pratik eğitim.
Laid hands on him : Ona eliyle dokundu. Ona el kaldırdı. Elini onun üzerine koydu.
Laid hands on : El atmak. Yakalamak. Çaktı. -e el sürmek. Zor kullanmak. Bulmak. Ele geçirmek. Vurdu. -e el kaldırdı. Yakalamak (cezalandırmak veya dövmek için).
İngilizce Hands on Türkçe anlamı, Hands on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hands on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Versed : Bilgili. Marifetli. Tecrübeli. Ters. Hünerli. Usta. Muttali.
Practised : Pratik yapmış. Tecrübeli. Yetenekli. Hünerli. Becerikli. Çalışarak geliştirilmiş.
Wisest : Becerikli. Bilge. Anlayışlı. Usta. Akıllı. Bilgili. Ukala. Küstah. En akıllı.
Old : Pişkin. İhtiyar. Büyük. Kart. Eski. Eski zamanlar. ...yaşında. Köhne. Yaşlı.
Full fledged : Tam vaziyette. Tüyleri büyümüş. Ehliyetli. Tam. Becerikli. Bütün.
Skilled : Yetenekli. Becerikli. Marifetli. Kalifiye. Teknik bilgisi iyi olan. Eli yatkın. Yetişkin. İşini iyi yapan. Vasıflı.
Experienced : Tecrübe sahibi. Görmüş geçirmiş. Kaşarlanmış. Deneyim sahibi. Pişkin. Anaç. Görgülü. Olgun. Tecrübeli.
Wiser : Küstah. Akıllı. Becerikli. Usta. Ukala. Bilgili. Anlayışlı. Daha akıllı. Haberi olan.
Practiced : Uygulmak. Adet edinmek. Alışkanlık haline getirmek. Etmek. Deneyim kazanmak. Pratik yapmış. Pratik yapmak. Tecrübeli. Yapmak. Gerçekleştirmek.
Seasoned : Olgunlaşmış. Lezzet verilmiş. Savaş görmüş. Olgun. Çeşnili. Baharatlı. Görmüş geçirmiş. Kurutulmuş. Mevsiminde.
Hands on synonyms : conversant, have been around.

Bu kısımda Hands on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hands on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hands on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hands on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.