Has his reasons türkçesi Has his reasons nedir

  • Başkalarının bilmediği gerekçeleri var.
  • Bir bildiği var.

Has his reasons ile ilgili cümleler

English: I expect Tom has his reasons for doing that.
Turkish: Tom'un onu yapması için sebepleri olduğunu umuyorum.

English: I don't know why, but I'm sure that Tom has his reasons for not hiring Mary.
Turkish: Niçin olduğunu bilmiyorum, Fakat Tom'un Mary'yi çalıştırmamak için nedenleri olduğundan eminim.

English: He has his reasons for staying there.
Turkish: Orada kalmak için onun nedenleri var.

English: Tom has his reasons.
Turkish: Tom'un kendi sebepleri var.

Has his reasons ingilizcede ne demek, Has his reasons nerede nasıl kullanılır?

Has : Göz yummak. Aldatmak. Yapmak. Bkz.have. Bulunmak. Sahip olmak. Dolandırmak. Etmek. Kabul etmek. Zorunda olmak.

His : Onunki. Onun. (erkek) onun. Eril onunki. Onunkisi.

Reasons : Usavurmak. Görüşmek. Mantıklı davranmak. Nedenler. İkna etmeye çalışmak. Muhakeme etmek. Bulmak. Sebepler. Uslamlamak. Çözmek.

Has his eyes open : Farkında. İhtiyatlı. Uyanık. Gözü açık.

Has his hands full : Son derece meşgul. Yapması gereken pek çok şey var. Fazla meşgul.

Has his heart set on : (bir şeyi) gerçekten isteme. Aklına koyma. Umutsuzca isteme.

Has his head in the clouds : Ayakta uyuyordu. Dikkatini vermiyordu. Aklı bir karış havada.

Every dog has his day : Her köpeğin bir günü vardır. Herkesin hayatında şanslı olduğu bir zaman vardır. Herkesin şanslı bir günü vardır.

Every man has his hour : Herkesin bir saati vardır. Herkes yaşamında bazen şanslı olur veya dikkat çeker.