Headrooms türkçesi Headrooms nedir

  • Gabari boşluğu.
  • Kafa boşluğu.
  • Kanca semeri yükseklik farkı.
  • Baş yüksekliği.
  • Kafa yüksekliği.
  • Baş üstü boşluğu.
  • Merdiven baş yüksekliği.
  • Boşluk payı.

Headrooms ingilizcede ne demek, Headrooms nerede nasıl kullanılır?

Headroom : Kanca semeri yükseklik farkı. Baş üstü boşluğu. Baş yüksekliği. Arabanın tavan boşluğu. Kafa boşluğu. Yükseklik. Merdiven baş yüksekliği. Kafa yüksekliği. Boşluk payı. Gabari boşluğu.

Headrace : Suyun değirmen çarkına akmasını sağlayan kanal. Suyolu. Giriş kanalı. Değirmen oluğu. Değirmene doğru akan su yolu. Su çarkı oluğu. Suyun değirmene aktığı kanal.

Headrest : Araba koltuğu kafa dayanağı. Baş dayanağı. Kafalık. Koltuk başlığı. Koltuk kafalığı.

Headrests : Araba koltuğu kafa dayanağı. Kafalık.

Headright : 17. ve 18. yüzyılda amerika'ya yerleşenlere bağış olarak verilen arazi. Amerika yerlilerine topraklarını kullanma karşılığında ödenen pay. Amerika yerlilerine arazilerini kullanma karşılığında verilen pay. Kızılderililere arazilerini kullanmak için ödenen miktar. Amerika yerlilerine topraklarını kullanmaları için ödenen miktar.

Headrush : Yasadışı uyuşturucuların etkisinden kaynaklanan aniden yoğun şekilde mutluluk hissetme duygusu. Ani baş dönmesi veya sersemlik duygusu. Dengesizlik duygusu.

 

İngilizce Headrooms Türkçe anlamı, Headrooms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Headrooms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

High fidelity : Yüksek duyarlılık. Yüksek doğruluk. Sesi çok doğal bir şekilde verme. Doğala en yakın ses veren alet. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yüksek sadakat. Yüksek duyarlıklı. Sesi çok doğal bir şekilde veren (radyo veya pikap veya hoparlör). Tıpkılık. Sesi aslına yakın derecede verme.

Elbow room : Yeterince alan. Yeterli alan. Hareket edecek alan. Hareket alanı.

Free play : Çocuğun, etkin olma gereksinmesini karşılamak üzere kendiliğinden kurduğu ve hiç bir kurala bağlı olmayan oyun. Esneklik. Serbest oyun. Boşluk. Görkem. Tolerans.

Way : Bakım. Yön. Gidişat. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Yöntem. Mesafe. Yapılış şekli. Uzakta. Gelenek. Usul.

Headroom : Arabanın tavan boşluğu. Yükseklik.

Clearance : Açıklık. Takas. Temizleme. Mevsim sonu satışı. Aralık. Sayışma. Açma. Yetki. Geçiş izni. Ödeme.

Room : Pansiyon. Neden. Ç.daire. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Fırsat. Oda. Kalmak. Mekan. Boş yer. Olanak.

Headway : Tavan yüksekliği. Yolculuk. Yol alma. Terakki. Gelişmek. Ana galeri. Gelişme. Kemer yüksekliği. İlerleme. Sefer.

Hi fi : Orjinale yakın ses kalitesine sahip ses sistemi. Doğala en yakın ses veren. Volümü yüksek. İyi ses veren. Orijinale yakın ses kalitesine sahip ses sistemi. Sesi çok doğal bir biçimde veren.

Headrooms synonyms : dynamic headroom.