Headright türkçesi Headright nedir
- Amerika yerlilerine topraklarını kullanmaları için ödenen miktar.
- Amerika yerlilerine arazilerini kullanma karşılığında verilen pay.
- 17. ve 18. yüzyılda amerika'ya yerleşenlere bağış olarak verilen arazi.
- Kızılderililere arazilerini kullanmak için ödenen miktar.
- Amerika yerlilerine topraklarını kullanma karşılığında ödenen pay.
Headright ingilizcede ne demek, Headright nerede nasıl kullanılır?
Headrace : Su çarkı oluğu. Giriş kanalı. Suyun değirmene aktığı kanal. Değirmene doğru akan su yolu. Değirmen oluğu. Suyolu. Suyun değirmen çarkına akmasını sağlayan kanal.
Headrest : Kafalık. Koltuk kafalığı. Baş dayanağı. Araba koltuğu kafa dayanağı. Koltuk başlığı.
Headrests : Kafalık. Araba koltuğu kafa dayanağı.
Headroom : Baş üstü boşluğu. Kanca semeri yükseklik farkı. Arabanın tavan boşluğu. Baş yüksekliği. Boşluk payı. Gabari boşluğu. Kafa yüksekliği. Yükseklik. Kafa boşluğu. Merdiven baş yüksekliği.
Headrooms : Merdiven baş yüksekliği. Boşluk payı. Baş yüksekliği. Kanca semeri yükseklik farkı. Gabari boşluğu. Kafa yüksekliği. Baş üstü boşluğu. Kafa boşluğu.
Headrush : Ani baş dönmesi veya sersemlik duygusu. Yasadışı uyuşturucuların etkisinden kaynaklanan aniden yoğun şekilde mutluluk hissetme duygusu. Dengesizlik duygusu.
İngilizce Headright Türkçe anlamı, Headright eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Headright ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Headlamp : Kafa feneri. Kafa lambası. Ön far. Görüş koşullarının uygunsuz olduğu durumlarda taşıtın önünü aydınlatan ışıtaç. Araba farı. Far. Pupa feneri. Baş lambası. Silyon feneri. Önışıtaç.
Fresnel lens : Yivli mercek. Dışa doğru genişleyen, birbirine koşut, yuvarlak yivleri olan ve yumuşak ışık veren mercek. bu merceği bulan fransız fizikçisi augustin jean fresnel (1788-1827) dir. Fresnel merceği.
Porthole : Lumbuz. Lomboz. Mazgal. Gaz deliği. Yan pencere. Yuvarlak uçak penceresi. Gemi penceresi. Buhar deliği. Gemi ve teknelerde dışa açılan yuvarlak cam. Kale mazgalı.
Light : Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Rastlamak. Güneşten ya da başka kaynaklardan gelen ve gözü uyarıcı etkisi olan ışınım erkesi. Işımak. Nur. Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. İnmek. 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Yakmak.
Shutter : Kepenk kapağı. Örtücü. Kepenkleri kapamak. Alıcı ya da göstericide pencere önündeki resim, yerini kendinden sonraki resme bırakırken, ışık kaynağı ile film arasına girerek, ışık demetinin film üzerine düşmesini önleyen, böylelikle filmin aşağıya doğru devinimini saklayan parça. İndirmek. Fotoğraf makinesi kapağı. Kapak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kepenk. Optüratör.
Electrical system : Elektrik sistemi. Elektrik düzeni. Elektrik tertibatı. Elektrik devresi.
Foglamp : Sis lambası. Sisli havada yakılan tren ışığı. Sis farı.
Light source : Işık salan cisim ya da yer (güneş, yıldızlar, bulutsular vb.). Işık kaynağı. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık salan cisim. aydınlatmada kullanılan araç, aydınlatma aracı.

Bu kısımda Headright kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Headright ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Headright anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Headright ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.