Porthole türkçesi Porthole nedir
- Lumbuz.
- Kale mazgalı.
- Gaz deliği.
- Lomboz.
- Buhar deliği.
- Gemi penceresi.
- Mazgal.
- Yuvarlak uçak penceresi.
- Yan pencere.
- Lombar.
- Gemi ve teknelerde dışa açılan yuvarlak cam.
Porthole ingilizcede ne demek, Porthole nerede nasıl kullanılır?
Portholes : Gaz deliği. Lumbuz. Gemi penceresi. Lombar. Kale mazgalı. Buhar deliği. Gemi ve teknelerde dışa açılan yuvarlak cam. Mazgal. Yan pencere. Lomboz.
Reportheader : Raporüstbilgisi.
Port address : Kapı adresi. Bağlantı noktası adresi.
Port area : Liman bölgesi. Liman alanı.
Port au prince : Haiti'nin başkenti.
Port concentrator : İskele trafiğini yoğunlaştırıcı. İskele trafiği yoğunlaştırıcısı.
Port bill of lading : Liman konşimentosu.
Port driver assignment : Giriş sürücü ataması.
Port de bras : Klasik balede kol hareketi. Kol hareketi.
Port entrance : Liman girişi.
İngilizce Porthole Türkçe anlamı, Porthole eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Porthole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embrasure : Mazgal şeklinde pencere boşluğu. Pencere boşluğu. Mazgal pencere boşluğu. Pencere şevi. Mazgal deliği. Mazgallarla donatmak.
Gas ring : Basınç segmanı. Patlama anında ortaya çıkan gazın belirli yönlere yöneltilmesini sağlayan çerçeve yapısı. Ocak halkası.
Ports : İskele tarafı. Sığınacak yer. Duruş. Erişim noktaları. Kale duvarındaki delik. Geminin sol tarafı. Bağlantı noktaları.
Window : Cam. Vitrin. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Camekan. Pencere menüsü. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Pencere. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Gösteriş. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi.
Cesspool : Çöplük gibi yer. Çöp çukuru. Lağım çukuru. Çöplük. Foseptik. Pislik yuvası (argo terim). Pissuyun toprak altına süzülmesi için toprağa açılan ve duvarları harçsız olarak örülen çukur. Lağım. Fosseptik.
Bulls eye : Hedefin merkezi. Nişan tahtasının ortası. Kamara penceresi. Büyük ve yuvarlak şekerleme. Hedef merkezi. Kısa odaklı mercek. Kamarada yuvarlak pencere. Mercek.
Loophole : Kaçamak noktası. Yasal boşluk. Yasa boşluğu. Kaçamak. Gözetleme deliği. Açık kapı. Mazgal deliği.
Deadlight : Lomboz üzerindeki ağır kapak. Güvertede veya gemi gövdesinde kalın pencere. Sabit cam. Lumbuz kapağı. Lomboz kapağı.
Crenel : Kale duvar deliği. Kale duvarı deliği.
Porthole synonyms : portholes, fuselage, embrasures, battlement, opening, ship, port, cesspools, fire step, steam port, loopholes, embrasured, crenelle, dead light, crenels.
Porthole ingilizce tanımı, definition of Porthole
Porthole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An embrasure in a ship`s side. See 3d Port.

Bu kısımda Porthole kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Porthole ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Porthole anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Porthole ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.