Helicopters türkçesi Helicopters nedir

Helicopters ile ilgili cümleler

English: We could hear helicopters approaching.
Turkish: Helikopterlerin yaklaştığını duyabiliyorduk.

English: How do helicopters fly?
Turkish: Helikopterler nasıl uçar?

English: News stations use helicopters to report on traffic.
Turkish: Haber istasyonları trafiği rapor etmek için helikopter kullanır.

English: São Paulo has the second largest fleet of helicopters in the world, behind New York, which has 420 helicopters in the whole of the city.
Turkish: Sao Paulo tüm şehirdeki 420 helikopteri ile New York'tan sonra dünyanın en büyük ikinci helikopter filosuna sahiptir.

English: Ali could hear helicopters overhead.
Turkish: Ali yukarıdan geçen helikopterleri duyabiliyordu.

Helicopters ingilizcede ne demek, Helicopters nerede nasıl kullanılır?

Amphibian helicopter : Hem karada hem suda çalışan helikopter. Amfibi helikopter. Yüzeruçar helikopter.

Apache helicopter : Apaçi helikopter. Amerikan savaş helikopteri. Apaçi helikopteri.

Cargo helicopter : Kargo helikopteri.

Crane helicopter : Vinçli helikopter.

Observation helicopter : Gözlem helikopteri. Gözetleme helikopteri.

Rescue helicopter : Kurtarma dikuçarı. Kurtarma helikopteri.

Helicopter : Dikuçar. Helikopter. Helikopter ile uçmak veya taşımak. Dikuçar (türkmence).

 

İngilizce Helicopters Türkçe anlamı, Helicopters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Helicopters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eggbeaters : Yumurta çırpma teli. Yumurta çırpıcı. Yumurta çırpacağı.

Choppers : Akım kesici alet. Dişler. Balta. Kısa saplı balta. Parçalayıcılar. Takma diş. Satır.

Rotor : Yardımcı. Tevzi makarası. Rotor. Döneç. Çark. Döner mil. Pervane. Rotor-döner filtre-endüvi-kollektör. Kasmak.

Eggbeater : Yumurta çırpacağı. Yumurta çırpma teli. Yumurta çırpıcı.

Vane : Fırdöndü. Tüy bayrağı. Yelkovan. Zeval. Rüzgar gülü. Pervane kanadı. Yeldeğirmeni kanadı. Fırıldak. Kanatçık.

Cargo helicopter : Kargo helikopteri.

Blade : Çakı ağzı. Sulu tip (argo terim). Namlu (yalman). Yalım. Kılıçoyunu savutlarında, boyları ve kesitleri savutun özelliğine göre değişik olan, balçakla (çelgilik) uç arasındaki bölüm. (kesici şeyde) ağız. Yaprak. Kılıç kullanmakta usta kimse. (kendini) jiletlemek.

Chopper : Kısa saplı balta. Kuter. Akım kesici alet. Takma diş. Çapır. Dikuçar. Ç. Etleri hızlı dönen bir bıçak yardımıyla çok küçük parçalara ayıran ve katkı maddeleriyle karıştıran işleme aleti. Küçük balta.

Helicopter : Dikuçar (türkmence). Helikopter ile uçmak veya taşımak. Dikuçar.

Helicopters synonyms : landing skid, single rotor helicopter, heavier than air craft, shuttle helicopter, skyhook, copters, whirlybird, whirlybirds, aircraft, copter.