Balta nedir, Balta ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Dört yaşından yukarı erkek koyun.
Dört yaşından yukarı dişi koyun.
Gümüş kuşaklarda süs için yapılmış olan gümüşten dişli bir kısım.
(Deli) Balta
Dört yaşından yukarı koyun.
Kalafatçılıkta kullanılan keskiye benzer, oluklu demir aygıt.
Üç, dört yaşında koyun.
Değirmen taşının ortasında bulunan ve onu döndüren demir, haç şeklindeki aygıt
[Bakınız: baltacık]
Engel: Ne güzel işim vardı balta oldun.
Tarih'teki anlamı:
Padişahların buyrukları altındaki uyduların ve dervişlerin taşıdıkları ay biçiminde bir kesici silah.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Değirmen taşının göbeğindeki demir halka. (Kandilli *Bozüyük -Bilecik)
Fransızca'da Balta ne demek?:
hache
Osmanlıca Balta ne demek? Balta Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
teber
Balta hakkında bilgiler
Balta, on binlerce yıldır odunu kesmek, şekillendirmek ve parçalamak için; savaşlarda silah olarak veya seramonilerde gösterişli bir sembol olarak kullanılan bir alettir. Baltaların birçok formu vardır; ama hemen hepsi temel olarak bir baş ve bir saptan oluşurlar.
Baltaların en erken dönemdeki örnekleri, tahtadan bir sapa tutturulmuş taşlarla yapılmıştır. Daha sonraları işleme teknikleri geliştikçe bakır, tunç, demir ve çelik baltalar da yapılmıştır.
Balta aslında eğik düzlem kullanılarak oluşturulmuş basit bir makinedir. Balta başının eğimli yüzeyleri sayesinde odunu kesmek için gereken kuvvet azaltılmış olur.
Balta ile ilgili Cümleler
- Odun kırmak için baltaları almak zorundaydım.
- Biz bir zamanlar düşmandık fakat baltayı gömdük ve şimdi birbirimizle dostane şartlardayız.
- Ali bizim ön bahçemizdeki ağacı balta ile kesti.
- Kanadalı ağacı bir baltayla kesip devirdi.
- Birçokları, savunma bütçesindeki kesintilerin ordunun etkinliğini baltalayacağından korkuyorlar.
- Uzun lafın kısası savaş baltasını gömdük.
- Onlar şimdi şiddetle mücadele ediyorlar fakat çok uzun zaman geçmeden önce savaş baltasını gömeceklerine sizi temin ederim.
- Nihayet, iki Kızılderili kabilenin şefleri savaş baltalarını gömmeye karar verdiler ve barış çubuğu tüttürdüler.
- Ali bir polisi pusuya düşürdü ve onu bir baltayla öldürdü.
- Bir ağacı devirmek için sekiz saatim olsa, ilk altı saati baltayı bilemek için kullanırım.
Balta anlamı, kısaca tanımı:
Demir : Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert. Bu elementten yapılmış. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Bu elementten yapılmış parça.
Balta değmedik ağaç olmaz : "zarar görmeyen, başına felaket gelmeyen kimse yoktur" anlamında kullanılan bir söz.
Balta değmemiş : İçinden hiç ağaç kesilmemiş, sık ve gür (orman, koru).
Balta olmak : Direnerek bir şey istemek, asılmak, musallat olmak.
Balta vurmak : Balta ile kesmek, parçalamak.
Baltadan kurtulmak : Kesilmemek.
Baltası kütükten çıkmak : Bir engelden, bir sıkıntıdan kurtulmak.
Baltayı taşa vurmak : Farkında olmayarak birine dokunacak sözler söylemek, pot kırmak.
Baltabaş : Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.
Ay balta : Ağzı yarım daire biçiminde olan balta, teber.
Deli balta : Acımasız, gaddar, zalim (kimse).
Sapsız balta : Koruyucusu, dayanağı olmayan kimse.
Aşçı baltası : Kemikli et kesmeye yarar küçük balta.
Hacamat baltası : Hacamat için kullanılan kesici küçük araç.
Baltacı : Balta yapan veya satan kimse. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Odun kırıcı.
Baltacık : Küçük el baltası. Değirmen taşının ortasında bulunan haç biçimindeki alet.
Baltalama : Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote. Baltalamak işi.
Baltalamak : Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak, sabote etmek. Balta ile kesmek.
Baltalayıcı : Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.
Baltalı : Baltası olan. Baltacı.
Baltalık : Bir köyün odun gereksinimini sağlamasına izin verilen koruluk veya orman bölgesi. Sık sık kesimi yapılmış olan orman.
Balcının var bal tası oduncunun var baltası : "her işin kendine özgü aracı vardır" anlamında kullanılan bir söz.
Bir baltaya sap olamamak : Belli bir iş sahibi olamamak.
Bıyığını balta kesmez olmak : Kimseden korkusu olmamak.
Deli baltalık : Deli balta olma durumu.
Kesme : Lokum. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Kesmek işi. Kesin, değişmez, maktu. Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti.
Yarma : Gelişigüzel kırılmış buğday, dövme. Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer. Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılmış olan bir çorba türü. Kaba saba, görgüsüz (kimse). Yarmak işi. Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan.
Yontma : Yontmak işi. Yontulmuş veya yontularak yapılmış.
Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
Binlerce : Pek çok, çok sayıda.
Odun : Anlayışsız ve kaba (kimse). Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç.
Balta aşı : Yaşlı ağaçlan gençleştirmek için yapılan bir çeşit aşı.
Balta balığı : Doğal olarak Amazonda yaşayan, boyları 6,5 cm olabilen, yüzgeçleri sarı renkli veya renksiz akvaryum balığı.
Balta değmemiş : içinden hiç ağaç kesilmemiş, sık ve gür (orman, koru).
Balta girmemiş orman : Eşlek bölgesinin sıcak ve her zaman nemli iklim koşulları altında gelişmiş olan katmanlı, taşkın ve çok yoğun ormanlarına verilen ad. (coğrafya)
Balta güplengisi : Balta ve kazma saplarının takılması için delik açmaya yarayan çivi şeklinde bir çelik.
Balta kazma : Bir tarafı balta, bir tarafı kazma ödevini gören alet.
Balta kıskacı : Büyük demirci kıskacı.
Balta öveç : Dört yaşından yukarı erkek koyun
Balta resmi : Osmanlılarda kent ve kasabalarda kesilen hayvan için alınan bir vergi.
Baltabak : Kır sarmaşığı.
Diğer dillerde Balta anlamı nedir?
İngilizce'de Balta ne demek? : [Balta] n. overturn, thrust, push
n. axe, ax, broad axe, chopper, hatchet, cleaver
Fransızca'da Balta : hache [la]
Almanca'da Balta : n. Axt, Beil
Rusça'da Balta : n. топор (M), колун (M)


Bu kısımda Balta nedir? Balta ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Balta tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Balta hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.