Hemolitik nedir, Hemolitik ne demek
Hemolitik; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Hemoliz oluşturan, hemolizle ilgili olan.
Hemolitik tanımı, anlamı
Hemo : Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi
Heinz cisimciği hemolitik anemisi : Kimi bitkisel zehirlerin, kimyasal bileşiklerin ve mineral maddelerin alyuvarlardaki globulini çökelterek Heinz cisimciği oluşturmasıyla belirgin, çoğunlukla kendiliğinden düzelebilen kanda alyuvar ve hemoglobinin azalması. Kediler özellikle duyarlıdır, soğan, kolza, akçaağaç veya lahanayla beslenen sığır ve koyunlarda görülür.
Hemolitik anemi : Genetik ya da immünolojik olarak kırmızı kan hücrelerinin erimesi ya da hasar görmesi sonucu azalması. Kalıtsal bozukluklar, anormal hemoglobinler, saponin zehri gibi bazı zehirler, virüsler, bakteri toksinleri, kan parazitleri ve benzerleri nedenlerden, dolaşımda aşırı miktarda alyuvar yıkımıyla oluşan anemi tipi. Orak hücreli anemi, eritroblastozis fetalis, talasemiler hemolitik anemi tipleridir.
Hemolitik etkili bitkiler : Hayvanlar tarafından fazla miktarda tüketildiğinde hemoliz meydana getiren, kara lahana ve karnabahar, lahana, soğan, yabani sarımsak, hardal, yabani hardal eğrelti otu, it üzümü, orman lahanası, köpek lahanası gibi bitkiler.
Hemolitik ikterus : Hemolitik sarılık.
Hemolitik sarılık : Vücutta fazla miktarda alyuvar yıkımı sonucu meydana gelen sarılık, hemolitik ikterus, posthepatik ikterus, süperfonksiyon ikterus. Fazla miktardaki bilirubinin tümü karaciğer tarafından işlenememesi ve dokularda birikimi sonucu meydana gelir.
Hemolitik üremik sendrom : Bakteriyel toksemi sonucu oluşan, mikroanjiyopatik hemolitik anemi, mikrositozis, poikilositozis, trombositopeni ve akut böbrek yetmezliğiyle belirgin hastalık tablosu.
İdiopatik immün hemolitik anemi : Otoimmün hemolitik anemi.
İmmün hemolitik anemi : Çeşitli ilaçlara, zehirlere veya antijenlere karşı oluşturulan izoantikor veya otoantikorların neden olduğu hemolizisten kaynaklanan anemi.
İzoimmün hemolitik anemi : Yeni doğanların alloimmün hemolitik anemisi.
Mekanik hemolitik anemi : Mikroanjiyopatik hemolitik anemi.
Mikroanjiyopatik hemolitik anemi : Alyuvarların küçük arteryoller ve kılcal damarlarda parçalanmasından kaynaklanan, damar içi hemolizis, hemoglobinüri ve poikilositozisle belirgin anemi, mikroanjiyopatik anemi, parçalanma anemisi, mekanik hemolitik anemi. Septisemi, yaygın damar içi pıhtılaşma ve salmonellozis gibi damar endotelini şiddetli derecede etkileyen bozuklukları takiben oluşur.
Otoimmün hemolitik anemi : Alyuvarlara karşı vücudun ürettiği otoantikorlar nedeniyle oluşan immün aracılı hemoglobinüri, bilirubinuri, anemi ve sarılıkla belirgin, köpek ve kedilerde görülen bir hastalık. Tanı, pozitif Coombs testine dayandırılır, birincil hemolitik anemi, idiopatik immün hemolitik anemi.
Penisiline bağlı hemolitik anemi : Atlarda antipenisilin antikoru immünoglobulin G oluşumuna bağlı olarak oluşan alyuvar hemolizisine bağlı anemi.
Yeni doğan tayların hemolitik anemisi : Yeni doğan taylarda görülen babadan yavruya geçen irsi bir faktörün rol oynadığı, sarılık ve ikterohemoglobinemiyle belirgin bir hastalık, neonatal izoeritrolizis, ikterus gravus, neonatal ikter, yeni doğan sarılığı.
Yeni doğanların alloimmün hemolitik anemisi : Tay, domuz ve buzağılarda doğumdan sonra alloantijenlere karşı oluşan hemolizis, sarılık ve hemoglobinüriyle belirgin hastalık, yeni doğanların izoimmün lökopenisi, izoimmün hemolitik anemi. Alyuvarların maternal dolaşıma girmelerine izin veren yavru zarı kanamaları, kan nakilleri, anaplazmozis ve babeziozisten korunma için hazırlanan kan kökenli aşılarla kristal violetle inaktive edilen domuz kolera aşısından kaynaklanır.
Hemoliz : Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobini serbest bırakarak bozunması. Eritrositlerin eriyerek yapılarındaki hemoglobinin açığa çıkması, eritrositlerin erimesi. Alyuvarların, içerisindeki hemoglobinin dışarı çıkacak tarzda parçalanması, yıkımlanması veya ayrışması. Daha az yoğun bir ortamda, alyuvarların sitoplazmasının eriyerek göze zarı dışına çıkması olayı.
İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Diğer dillerde Hemolitik anlamı nedir?
İngilizce'de Hemolitik ne demek ? : hemolytic

Bu kısımda Hemolitik nedir? Hemolitik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hemolitik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hemolitik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.