Hips türkçesi Hips nedir

Hips ile ilgili cümleler

English: The American tourist insisted on gelato, for he was too hipstery for regular ice cream.
Turkish: Amerikalı turist İtalyan stili dondurmada ısrar etti, zira o normal dondurma için çok yenilikçi idi.

English: Ali is a hipster.
Turkish: Ali bir yenilikçi.

English: Jale put her hands on her hips.
Turkish: Jale ellerini kalçalarına koydu.

English: Ali put his hands on his hips.
Turkish: Ali ellerini kalçasına koydu.

English: I don't have wide hips.
Turkish: Geniş kalçalarım yok.

Hips ingilizcede ne demek, Hips nerede nasıl kullanılır?

Hipshot : Çıkık kalçalı. Çıkık kalça kemikli. Kalçası çıkık. Topal. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diz ile bel çekimi arasında yer alan çekim. Yarı diz çekimi. Aksak. Bozuk.

Hipster : Hippi. Yenilikçi. Kalçadan dökük pantolon. Kurulu düzeni reddeden aşırı özgürlükçü hayat tarzını benimsemiş kişi. Kurulu düzeni reddeden ve aşırı liberal hayat tarzını benimsemiş kişi. Çiçek çocuğu. Kalçada dökük pantolon.

Hipsters : 1960'lar san francisco'su kökenli hippiler. Bele değil ama kalçalara kadar çıkan pantolon (britanya). Hippiler. Çiçek çocukları.

 

Abbotships : Bir başkeşişin (manastırın başındaki kimse) görevleri veya pozisyonu. Manastır liderliği.

Absorption hardships : Benimseme zorlukları. Yeni ülke veya yere alışırken karşılaşılan.

Admiralships : Amiral rütbesi. Amirallik. En yüksek deniz subayı rütbesi.

Airships : Tayyare. Havadan hafif uçak. Uçak. Zeplin. Hava yolu taşıma aracı. Hava gemisi.

Athwartships : Alabandadan alabandaya.

Ambassadorships : Elçilik. Sefaret. Büyükelçilik. Büyükelçi makamı veya rütbesi. Sefirlik.

Apprenticeships : Çıraklık dönemi. Stajyerlik. Staj. Çıraklık. Çıraklık eğitimi.

İngilizce Hips Türkçe anlamı, Hips eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hips ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arris : Göt. Sivri kenar. Ayrıt. İki yüzeyin kesiştiği çizgi. Pervaz kenarı. Popo. Köşe.

Apprehension : Düşünce. Kaygı. Anlayış. Kavrayış. Endişe. Algı. Korku. Anlama. Zan.

Butted : Karışmak. Tos vurmak. Uç uca birleştirmek. Popo. Boynuzlamak. Toslamak. Kafa atmak. Süsmek. İzmarit.

Chimeras : Başı aslan. Ejderha. Tüm başlılar sınıfından hayvan. Kimera. Gerçekleşmesi imkansız düşünce. Hayal ürünü korkunç yaratık. Şimer. Bedeni keçi ve kuyruğu yılandan ateş soluyan dişi mitolojik canavar. Ateş püskürten canavar.

Hipping : Kaba et. İçini sıkmak. Modern. Farkında olan.

Buns : (argo) kalçalar. Popo.

Crotch : Çatal ağaç. Ağ kısmı. Apış. Çatal. Pantalon ağı. Apışlık. Çatal (ağaç). Pantolon ağı. Çatak. Kasık.

Emit : Yayımlamak. Çıkarmak. Belirtmek. Yayınlamak. İfade etmek. Göndermek. Vermek. Salmak. Atmak.

 

Hips synonyms : body part, gluteal artery, arteria glutes, siss, sizz, rose hip, heinies, arses, cabooses, butt, dumps, hipper, ass, buttock, batty, articulatio coxae, fears, coxa, april, hip, battiest, torso, haunch, huckle, heinie, buttocks, canker flower, behind, crotches, let out, body, tediousness, battier.

Hips zıt anlamlı kelimeler, Hips kelime anlamı

Uninformed : Cahil. Haberdar edilmemiş. Habersiz. Cahilce yapılmış. Malumatsız. Haber verilmemiş. Bilgisiz. Bihaber.