Hiya nedir, Hiya ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Hani, nerede?.
[Bakınız: haniye].
[Bakınız: hiyye].
Evet.
Zaman bakımından mübalağa belirtir.
Hiya tanımı, anlamı
Hiyalin : Dokuda dejenerasyon sonucu oluşan saydam bir madde. Cam gibi şeffaf, saydam, camsı. Mikroskopta; saydam ve pembe bir örnek görünümdeki materyalin tanımlamasında kullanılır. [Bakınız: doku].
Hiyalin bölge : Balık otolitinde daha fazla ışığın geçmesine izin veren saydam bölge.
Hiyalin cisimciği : Apoptotik cisimcik.
Hiyalin damlacıkları : Tubulus lümenlerinde serbest hâlde veya tubulus epitellerinin lizozomlarda birikerek sitoplazma içinde yuvarlak, pembe renkli damlacıklar hâlinde görülen, birincil idrarın proteinli kısımları. Glomeruler geçirgenliğin geçici veya sürekli arttığını gösterir.
Hiyalin dejenerasyonu : Kaslarda, sarkoplazmanın, biçimsiz, bir örnek, kaba ve yoğun bir kitle hâline dönüşmesi. Kaslar, az çok saydam, balık eti veya tavuk eti manzarasına bürünmüş olur, camsı dejenerasyon, hiyalinozis, Zenker dejenerasyonu.
Hiyalin kıkırdak : Vücutta en çok bulunan, basınçlara karşı çok dayanıklı üç kıkırdaktan biri. Yapısında bulunan II. Tip kollajen iplikler ışık mikroskobunda gözlenemezler.
Hiyalin kıkırdak dokusu : Hücreler arası maddede ince kollagen teller kapsayan, homojen, bir kapsülle çevrili olan aynı lakün içerisinde 2, 4, 8'li gruplar hâlinde hücre kapsayan, vücutta solunum yollarında (burun, gırtlak, trakea ve bronşlarda), kemiklerin eklem yüzeylerinde, kaburgaların ventral uçlarında, fetüs devresinde iskelette bulunan, üzeri perikondriyumla çevrili, perikondriyum haricinde kan damarları ve sinirler içermeyen, esnek, yüzeyi parlak, bir tip kıkırdak dokusu. Göze-arası maddesinde ağ biçiminde ince kollagen telleri kapsayan, homogen ya da düzgün dizili görünüşlü bir tip kıkırdak dokusu.
Hiyalin silindirleri : Böbrek hastalıklarında glomerüler filtreyi geçen proteinlerin tubulus lümenlerinde birikmeleri sonucu oluşan, pembe renkli bir örnek yapılar.
Hiyalin zar : Fibrinin yıkım ürünleri, kan damarlarından sızan proteinler ve hücresel artıklardan oluşan, akciğer ödeminin özel bir biçimi. Akut interstisyel pnömoni, üremi, sığırların çayır amfizemi ve hiyalin zar hastalığı gibi kimi hastalıklarda dikkati çeker.
Hiyalin zar hastalığı : Yeni doğan hayvanlarda, sürfaktant yetersizliği veya yokluğu nedeniyle yüzey geriliminin yükselmesi sonucu, akciğer alveollerinin, bronşçuk ve alveoler kanalların eozinofilik hiyalin benzeri materyalle örtülmesiyle ve akciğerlerin ağır, et kıvamında, atelaktatik ve ödemli olmasıyla belirgin bozukluk, yeni doğanların sıkıntılı solunum sendromu, yeni doğanların uyum bozukluğu sendromu, respiratorik distres sendromu. Özellikle prematür ve şeker hastası annelerden doğan bebeklerde, taylarda, kuzu, domuz ve köpek yavruları ile bir buzağıda da görülür. Etkilenen taylarda solunum güçlüğü sonucu ortaya çıkan köpek havlama sesinden dolayı havlayan tay hastalığı olarak da adlandırılır.
Hiyalinize tromboz : Tromboz kitlesinin hiyalinleşmesi hiyalinleşmesi sonucu veya şok olaylarında damar içi pıhtılaşmalar sonucu oluşan bağdaşık yapılı tromboz.
Hiyalinos : Saydam, camsı.
Hiyalinozis : Hiyalin dejenerasyonu.
Hiyalinüri : İdrarda hiyalin silindirlerinin bulunması.
Hiyalitis : Gözde hiyaloit zarın veya vitreous cisimciğinin yangısı, hiyaloiditis, vitritis, vitreitis.
Hiyallamak : Gizli bir işi ortaya çıkarmak, bir işi sezmek. Kuşkulanmak. Denemek, sınamak. Ansımak, hatırlamak : Söyler söylemez hiyalladı. Sınamak, denemek.
Hiyalodentin : Keski solungaçlıların (Elasmobranchii) pullarında, kalsiyum tuzlarından oluşmuş kemiksi, ince, üst tabaka. Kemikli balıklarda pulların fibrilar tabakasında biriken kalsiyum tuzlarının oluşturduğu kemiksi bir madde.
Hiyaloiditis : Hiyalitis.
Hiyaloit : Camsı, saydam. Cama ait olan.
Hiyaloit arter : Saydam atardamar.
Hiyaloplazma : Sitoplazma. Sitoplâzma için kullanılan eski bir terim, sitoplâzmik matriks. Bitki hücrelerinin dış sitoplâzması. [Bakınız: sitoplâzma].
Hiyalos : Cam.
Hiyaloserözitis : Seröz zarların yangısı.
Hiyalozis : Gözde camsı sıvısında oluşan dejeneratif değişimler.
Hiyaluronidaz : A, B, C gurbu steptokoklarla Streptococus pneumonia ve Streptococcus suis tarafından üretilen, bağ dokunun parçalanmasını ve enfeksiyonun dokular arasında yayılmasını sağlayan enzim.
Hiyalürinik asit : Streptococcus pyogenesin kapsülünde bulunan mukopolisakkarit. Eklem sıvısı, göz sıvısı deri ve göbek kordonu başta olmak üzere, birçok dokuda hücrelere arası maddede bulunan, sülfat içermeyen yüksek moleküler ağırlıklı asidik bir mukopolisakkarit. Dejeneratif eklem hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Hiyalüronat : [Bakınız: hiyalünorik asit]. Hiyaluronik asit.
Hiyalüronidaz : Hiyalüronik asiti eritici enzim, hücreler arasındaki hiyalüronik asiti eritmek suretiyle hücre bağlantısını çözerek dokunun geçirgenliğini arttıran madde.
Hiyalüronik asit : D-glükuronik asit ile N-asetil D-glikozamin disakkarit birimlerinden oluşan, molekül ağırlığı 8 milyon ve büyüklüğü 300 nm olan bir glikozaminoglikan. Hiyalüronat. Ekstrasellüler matriksin önemli bir komponenti olan ve proteinlerle ve diğer asitik polisakkaritlerle daha büyük kompleksler oluşturan, yüksek molekül ağırlığına sahip ve farklı disakkaritlerden oluşmuş, asitik bir polisakkarit, hiyalüronat.
Hiyam etmek : Sanmak.
Hiyanet : Arapça kökenli hıyânet: hıyanet; kalleşlik.
Hiyanetloh : İhanet.
Hiyare : Açık kalma, ayrılarak açılma.
Hiyarto : Sövgü sözü.
Hiyatal fıtık : Diyafram fıtkı.
Hiyatus : Delik, yarık.
Hiyatus aortikus : Aorta yarığı.
Hiyatus fıtkı : Karın bölgesindeki yemek borusu bölümünün, midenin tümünün veya bir kısmının diyafram üzerindeki hiyatustan göğüs bölgesine geçmesi. Alt özofagus sfinkter yetersizliğine ve refluksa yol açar. Sığırlarda edinsel megaözofagusla birlikte görülür.
Hiyatus maksillaris : Sinus maxillaris'in mediyal duvarındaki büyük delik.
Hiyatus özofageus : Diyafragmada n. vagus ile özofagusun geçmesine yarayan delik.
Korneada hiyalin zar : Korneanın arka yüzünde, endotele yapışık olarak bulunan yarı saydam zar. Yangı veya gelişim bozukluğuna bağlı olarak biçimlenir.
Özofago hiyatal herni : Midenin yemek borusu içine doğru fıtıklaşması.
Prosessus hiyaloideus : Atgillerde ve geviş getirenlerde discus n. opticiden corpus vitreum içine doğru uzanan ve a. hyaloidea'nın kalıntısı olan, küçük koni biçiminde bir uzantı.
Diğer dillerde Hiv anlamı nedir?
İngilizce'de Hiv ne demek ? : hiv


Bu kısımda Hiya nedir? Hiya ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hiya tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hiya hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.