Hoarsened türkçesi Hoarsened nedir

Hoarsened ingilizcede ne demek, Hoarsened nerede nasıl kullanılır?

Hoarseness : Boğuk seslilik. Tutukluk. Ses kısıklığı. Ses boğukluğu. Boğukluk. Kısıklık.

Hoarsen : Boğuklaşmak. Çatallaştırmak. Boğuklaştırmak. Çatallaşmak. Çatlatmak (ses).

Hoarsening : Boğuklaştırmak. Çatallaştırmak. Çatlatmak (ses). Çatallaşmak. Boğuklaşmak.

Hoarsens : Boğuklaşmak. Çatlatmak (ses). Çatallaştırmak. Çatallaşmak. Boğuklaştırmak.

Get hoarse : Sesi kısılmak. Boğuklaşmak.

Hoarstone : Bir mülkün sınırlarını gösteren taş. Sınır işareti. Dönüm noktası.

Hoarse : Kısık. Çatal (ses). Çatal sesli. Çatlak. Kısık sesli. Boğuk. Boğuk sesli.

Hoarsely : Kısık olarak. Boğuk sesle. Boğuk bir sesle. Kısık sesle.

Talk oneself hoarse : Dilinde tüy bitmek. Sesi kısılıncaya kadar konuşmak.

Hoarsest : Kısık. Boğuk. Kısık sesli. Çatal (ses). Boğuk sesli. Çatal sesli. Çatlak.

İngilizce Hoarsened Türkçe anlamı, Hoarsened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoarsened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inferior : Aşağı derecede olan kimse. Ast rütbede. Ast olan kimse. Aşağı. Bayağı. Ast. Alt. Alt veya aşağı anlamında. İnferiyor.

 

Bifurcate : İki kola ayırmak. İki kola ayrılmış. İki kola ayrılmak. Çatal olmak. Çatallanmak. İki dallı. Çatallı. Çatallanmış. Çatal yapmak.

Forks : Çatalla kaldırmak. Mississippi eyaletinde şehir. Bellemek. Çatallar. Washington eyaletinde şehir. Çatal biçimi vermek. Ayrılmak.

Bifurcating : Çatallı. İki kola ayırmak. İki kola ayrılmış. İki dallı. Çatallanmak. İki kola ayrılmak. Çatal yapmak. Çatallanmış. Çatal olmak.

Roughness : Engebe. Pürüz. Dalgalılık. Hoyratlık. Sertlik. Şiddet. Seklik. Haşinlik. Kabalık. Husunet.

Get complicated : Dallanmak. Çapraşıklaşmak. Çapraşmak.

Huskiness : Boğukluk. Kısıklık.

Hoarsened synonyms : hoarsening, hoarsens, hoarsen, harshness, ramifies, ramifying, fork, gruffness, forking, get hoarse, bifurcates.

Hoarsened zıt anlamlı kelimeler, Hoarsened kelime anlamı

Superior : Amir. Kibirli. Üst. Üstün kimse. Üstün. Asil. Üstünlük taslayan. Üstteki. Yüksek. Üst orun.

Soft : Uysal. Yumuşak başlı. Sevecen. Budala. Pes. Aptal. Kafasız. Mankafa. Müşfik. Kolay.