Hoarse türkçesi Hoarse nedir

Hoarse ile ilgili cümleler

English: Ali shouted himself hoarse.
Turkish: Ali kendisi kısık sesle bağırdı.

English: Don't stop singing even if you get hoarse.
Turkish: Sesin kısılsa bile, şarkı söylemeyi bırakma.

English: I am hoarse from yelling so much.
Turkish: Fazla bağırmaktan sesim kısıldı.

English: They were all hoarse from shouting.
Turkish: Bağırmaktan sesleri kısıldı.

English: Tom was hoarse from yelling at the football match.
Turkish: Tom'un futbol maçında bağırmaktan sesi kısılmıştı.

Hoarse ingilizcede ne demek, Hoarse nerede nasıl kullanılır?

Get hoarse : Boğuklaşmak. Sesi kısılmak.

Getting hoarse : Boğazı ağrımak. Sesini kaybetmek. Sesi kısılmak.

Talk oneself hoarse : Sesi kısılıncaya kadar konuşmak. Dilinde tüy bitmek.

Hoarsely : Kısık olarak. Kısık sesle. Boğuk bir sesle. Boğuk sesle.

Hoarsen : Çatallaştırmak. Boğuklaşmak. Çatlatmak (ses). Boğuklaştırmak. Çatallaşmak.

Hoarsening : Boğuklaştırmak. Çatallaştırmak. Çatlatmak (ses). Boğuklaşmak. Çatallaşmak.

Hoard : Saklamak. Stoklamak. Biriktirmek. Aklında tutmak. İstif. Zulalamak. Yığmak. Toplamak. İstiflemek. Stok etmek.

Hoarseness : Boğukluk. Ses kısıklığı. Boğuk seslilik. Kısıklık. Tutukluk. Ses boğukluğu.

 

Hoarsened : Çatallaştırmak. Boğuklaşmak. Çatlatmak (ses). Çatallaşmak. Boğuklaştırmak.

Hoar : Bembeyaz. Yaşlı başlı. Eskilik. Havadaki su buğusunun yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince buz kırılcaları. Ak. İhtiyar. Kırağı ile kaplı. Ağarmış. Kır. Ak saçlı.

İngilizce Hoarse Türkçe anlamı, Hoarse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoarse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cacophonous : Kakofonik. Ahenksiz.

Batty : Deli. Kaçık. Üşütük (argo terim). Üşütük. Bir tahtası eksik. Kıç. Popo.

Cleavage : Bir buzsulu, doğal katmanları doğrultusunda yarma işlemi ya da yarma biçimi. Göğsün dekolteden görünen kısmı. Embriyoyu meydana getirmek üzere döllenmiş yumurtanın geçirdiği bir seri mitoz bölünme ile önce ikiye, sonra dörde, sonra 8, 16 vb. sayıda hücrelere devam eden bölünmeler sırasında morula, blastula, gastrula evrelerinin ve daha sonra da embriyonun oluşması. segmentli hayvanlarda, böceklerde, embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması. metamerizasyon. Yarılma. Bir kayacın birbirine koşut düzlemler boyunca yarılabilme özelliği. Yarma. Çelişki. Yarılım ı. Klivaj.

Chocked : Tıkanmış. Kızağa çekmek. Takozla desteklemek. Destek koymak.

Flattest : Tatsız. Boşalmış (aku, pil vb.). Düz. Yatay. En düz. Boş. Yassı. Kati. Tekdüze. Bemol.

Chapped : Çatlamış. Pütür pütür.

Gutturals : Gırtlak sesi. Gırtlaksı. Gırtlaksı ses. Gırtlak. Guttural. Gırtlaksı (ses). Gırtlak ile ilgili. Gırtlak ünsüzü.

 

Gap : Kırığın çeperleri arasındaki ayrılık. Boşluk. Yarmak. Geçit. Ayrılık. Yarık. Tarımsal üretim sistemini iktisadi açıdan karlı ve verimli, sosyal açıdan yaşanabilir, insan ile hayvan sağlığına ve çevreye duyarlı kılarak gönenci artıran, dünyada bütünleşik ürün yönetimini önplana çıkaran sürdürülebilir kalkınmanın tarımsal ayağını oluşturan uygulamalar bütünü. iyi tarım uygulamaları avrupa iyi tarım uygulamaları adı altında başlayıp, küresel iyi tarım uygulamaları ile geliştirilen uluslararası ölçünleştirme girişimlerini kapsamaktadır. Kırık ayrığı. İyi tarım uygulamaları. Açıklık.

Creakiest : Gıcırtılı. Kuşkulu. Gıcırdayan. Şüpheli. Harap.

Hoarse synonyms : hoarsest, croakier, chappie, chinked, dimmed, hoarser, chinking, chinks, huskier, chappy, creaky, slitted, guttural, gruffs, husky, pinched, creakier, chip, bent, chink, croakiest, croaky, breakages, breakage, gruffer, gruff, barmy, cacophonic, gruffest, huskiest, battier, choked, raucous.

Hoarse zıt anlamlı kelimeler, Hoarse kelime anlamı

Euphonious : Hoş sesli. Ahenkli. Sesi kulağa hoş gelen.

Hoarse ingilizce tanımı, definition of Hoarse

Hoarse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Making a rough, harsh cry or sound. Having a harsh, rough, grating voice or sound, as when affected with a cold. As, the hoarse raven.