Hoard türkçesi Hoard nedir

Hoard ile ilgili cümleler

English: Ali found a hoard.
Turkish: Ali bir define buldu.

Hoard ingilizcede ne demek, Hoard nerede nasıl kullanılır?

Hoarded : Stoklamak. Toplamak. Biriktiren. Biriken. Aklında tutmak. İstif etmek.

Hoarder : Ambarcı. İstifçi. Stokçu. Biriktirip saklayan kimse.

Hoarders : Biriktirip saklayan kimse. İstifçi. Stokçu. Ambarcı.

Hoarding : Biriktirme. Tahta perde. Paranın dolaşımdan çekilerek devinimsiz kılınması, herhangi bir harcama yapılmaksızın elde tutulması. İlan panosu. Çit. Pano. İstifleme. Gömüleme. Reklam panosu.

Hoardings : Reklam panosu. İstifleme. İlan panosu. Tahta perde. İstifçilik. Reklam tabelası. Gömüleme. İlan tahtası. Pano. Biriktirme.

Hoarhound : Köpekayası. Karaısırgan.

Hoariest : Ak saçlı. Ağarmış. Yaşlı başlı. Beyazlamış. Yaşlı ve saygıdeğer.

Dishoard : Stok mallarını piyasaya sürmek.

Dishoarding : Stoktan malı çıkarma. Gömülenen paranın tekrar dolaşıma sokulması. Stok yapmama. Gömüleme çözülmesi.

Hoarfrost : Kırağı donu. Kırağı.

İngilizce Hoard Türkçe anlamı, Hoard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stows : Kaçınmak. Yerleştirmek. Vazgeçmek. Susturmak. Gemide saklanmak. Sakınmak. Durdurmak. Neta etmek.

Backed up : Yardım alan. Destek sağlamak. Orijinalinin zarar görmesi veya kaybolması durumunda kullanılmak üzere bir kopyasını çıkarmak. Geriye doğru hareket etmek. Birinin ifadesini desteklemek veya teyit etmek. Bir aracı ters yöne doğru sürmek. Yedeğini almak (özellikle de bilgisayar dosyalarında). Gerilemek. Desteklemek.

Amass : Bir araya gelmek. Bir araya getirmek. Top olmak. Biraraya getirmek.

Bogart : Kendisi için saklamak. Humphrey bogart (1899-1957). Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Casablanca (kazablanka) filminde oynamış amerikalı bir sinema yıldızı. (içkiyi vb) kimseyle paylaşmamak.

Cuttles : Paftalamak. Büyük gözleri ve çıkıntılı vantuzlar ile donatılmış on tane kolu olan kafadanbacaklı. İç kabuğu. Mürekkepbalığı. Supya. Katlamak.

Store up : Mağazalamak. Depo etmek. İçine atmak. Yığınak yapmak. Depolamak.

Keep track of : Görüşmeye devam etmek. Göz kulak olmak. İzini kaybetmemek. Teması kesmemek. Takip etmek. Dikkat etmek. İzlemek.

Salt down : Biriktirmek (para). Tuzlamak. Tuzlayarak saklamak. Tuza yatırmak.

Stowing : İstifleme. Dolgu. Saklama. Dolgu yapma.

Hoard synonyms : hive away, stack away, hoards, forestalls, aggregates, catch, compile, stowages, accumulates, cache, amassing, remembers, run up, accumulating, adding up, collect in, salt away, cumulated, cuttle, scratch, cloak, forestall, lay up, cuttled, stacked, conceals, blind, amasses, stock up, stacking, pull in, collects, stow.

Hoard ingilizce tanımı, definition of Hoard

 

Hoard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To amass and deposit in secret. A hidden supply. As, to hoard grain. To store secretly, or for the sake of keeping and accumulating. A hoard of money. To collect and lay up. As, a hoard of provisions. A store, stock, or quantity of anything accumulated or laid up. [Bakınız: Hoarding]. To lay up a store or hoard, as of money. A treasure.