Hoarding türkçesi Hoarding nedir

  • Reklam panosu.
  • İlan panosu.
  • Biriktirme.
  • İstifçilik.
  • Pano.
  • Stok yapma.
  • Tahta perde.
  • İstifleme.
  • İlan tahtası.
  • Reklam tabelası.
  • Çit.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Gömüleme.
  • Paranın dolaşımdan çekilerek devinimsiz kılınması, herhangi bir harcama yapılmaksızın elde tutulması.

Hoarding ingilizcede ne demek, Hoarding nerede nasıl kullanılır?

Advertisement hoarding : İlan panosu.

Hoardings : Tahta perde. İlan tahtası. İstifleme. Reklam tabelası. İstifçilik. İlan panosu. Gömüleme. Reklam panosu. Pano. Biriktirme.

Dishoarding : Stoktan malı çıkarma. Gömülenen paranın tekrar dolaşıma sokulması. Gömüleme çözülmesi. Stok yapmama.

Hoard : Zulalamak. Saklamak. İstiflemek. Stoklamak. İstif. İstif etmek. Biriktirmek. Aklında tutmak. Stok etmek. Yığmak.

Hoarded : Stoklamak. Aklında tutmak. İstif etmek. Biriktiren. Biriken. Toplamak.

Hoarier : Yaşlı başlı. Ağarmış. Beyazlamış. Ak saçlı. Yaşlı ve saygıdeğer.

Dishoard : Stok mallarını piyasaya sürmek.

Hoariest : Ağarmış. Yaşlı başlı. Beyazlamış. Yaşlı ve saygıdeğer. Ak saçlı.

Hoarfrosts : Kırağı donu. Kırağı.

Hoarfrost : Kırağı donu. Kırağı.

İngilizce Hoarding Türkçe anlamı, Hoarding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoarding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fete : Şölen. Ziyafet vermek. Yortu. Şenlik. Piknik. Kutlamak. Eğlence. Ziyafet. Ağırlamak.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Stowage : Yükü istif etme. İstifleme ücreti. İstif. Depolama. İstif ücreti. Yük. İstifleme yeri. Kasa dairesi.

Barrier : Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı. Set. Engelleme. Korkuluk. Bariyer. (tren yolunda) geçit. Aperatif. Hail. Engel.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Panels : Lambri. Anket uygulanan grup. Kitabe. Açık oturum. Toplu görüşme. Tahta tuval. Ayna tahtası. Levha. Kontrol paneli.

Notice board : Duyuru tahtası. Duyuru panosu.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Feting : Yortu. Ziyafet. Şenlik. Ziyafet vermek. Kutlamak. Bayram. Ağırlamak. Piknik. Eğlence.

Gatherings : Topluluk. Toplanma. Kalabalık. Apse. Toplantı. Büzgü. Meclis. Şiş. Cerahat. Toplama.

Hoarding synonyms : a type mutual funds, clipbrd, noticeboard, callboard, fetes, board, cloture, engrossing, chunking, dashboard, clipboards, enclosures, accumulating, stowages, signboard, a group shares, hedgerows, hedge, clotures, enclosure, profiteering, ability rent, a change in individual demand, boardings, panel, billboards, bord, noticeboards, abnormal budget receipts, gathering, bboard, bulletin board, collection.

 

Hoarding ingilizce tanımı, definition of Hoarding

Hoarding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A screen of boards inclosing a house and materials while builders are at work.