Pano nedir, Pano ne demek
Pano; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Üzerine bildiri, açıklama veya tanıtma kâğıtları tutturmak için hazırlanmış levha.
- Ağaç duvar kaplamalarına veya tavanlara süs işin konulan resim.
- Hafif malzemeden yapılmış olan ve iki yüzü kontrplakla kaplanan levha.
- Önceden belirlenmiş sınırlar içerisinde işletilen maden alanı.
- Elektrikle çalışan araçların kontrol ve komuta düğmeleri, ekran, sinyal lambası vb. parçalarının bir arada toplandığı bölüm

- Üzerine bir tablo yapmak için hazırlanmış meşe, ıhlamur veya çam ağacından levha.
"Pano" ile ilgili cümleler
- "Odasına gelirken paravanaya çarpmış, panoyu omuzlamıştı." - T. Buğra
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
1-Sahne üzerindeki dekorun bir parçası. Pano askıya bağlanır ve sahne tabanına tutturulur. 2 -Kulisi görüşe kapayan çerçeveli perde.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
[Bakınız: aynaduvar, asmalık, duvarresmi]
İngilizce'de Pano ne demek? Pano ingilizcesi nedir?:
clipboard, panel, flat
Pano hakkında bilgiler
Microsoft Word ofis uygulaması. Düzen'den Office Panosu (Edit Office clipboard)düğmesinden açılır. Açıldığında, Word programında ekranda sağda görev bölmesinde ve windows araç çubuğunda simge halinde belirir.
Bir programda çalışırken belge içinde veya belgeler arasında kopyalama ve kesme-yapıştırma işlemleri için kullanılır.
Metin ve grafik olarak 24 öğe saklanabilir, 25. öğeden sonra baştaki öğeler sırayla silinir. Panoya kaydedilmiş bir öğe, metinde fare işaretçisi yapıştırılacak yere getirildikten sonra öğeye tıklanarak buraya yapıştırılır. Bütün öğeler metne girecekse Tümünü Yapıştır seçeneği tıklanır.
Panoyu temizlemek için Tümünü Temizle düğmesi vardır. Bu komut sağ tıklamadan da açılır.
Pano ile ilgili Cümleler
- Ali panonun boyunu ölçtü.
- Hegel'le aynı şekilde, Panovsky'nin diyalektik kavramı tarihe önceden belirlenmiş bir rotayı izlettirir.
- Ali bir pano taşıyarak konferans salonuna girdi.
- Panoyu kim icat etti?
- Aşırı yüklenmiş güç panoları bir yangın tehlikesi olabilir.
Pano kısaca anlamı, tanımı:
Çalış : Çalma işi.
Araç : Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne.
Düğme : Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.
Ekran : Televizyon camı, görüntülük. Beyaz perde, görüntülük. Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük.
İlan panosu : Duyurumluk.
Şalter panosu : Bir binadaki elektrik tesisatının kontrol altında tutulması için kullanılan ana kesici bölümü.
Panorama : Genel görünüm. Yüksek bir yerden bakıldığında göz önüne serilen geniş görünüş.
Panoramik : Genel görünümlü.
Bildiri : Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ. Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto.
Açıklama : Açıklamak işi, izah.
Tanıtma : Tanıtmak işi, takdim, prezantasyon.
Tutturmak : Takip etmek. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak. Tutmasını sağlamak. Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek. Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. Aklına koyup direnmek, ısrar etmek.
Levha : Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Tablo, resim. Tabela.
Elektrik : Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
Kontrol : Denetçi, kontrolör. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Yoklama, arama. Denetleme.
Uygulama : Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Yürütüm. Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.
Pano bağlantısı : Bir panonun arkasına, ortadan yatay olarak konulan sağlamlaştırma çubuğu.
Pano bileziği : Panoların yere bağlantısını sağlayan demir bilezik.
Pano desteği : Panoları sahne tabanına tutturmakta kullanılan destek.
Pano dikişi : (Doğaçlama) : Türk doğaçlama tiyatrolarında dekor parçalanın iplerle birbirine tutturma işi. Sahnede kurulan dekor parçalarınnı iplerle birbirine bağlanması.
Panoftalmi : Panoftalmus.
Panoftalmitis : Sklera dâhil gözün bütün tabakalarının yangısı.
Panoftalmus : Göz küresinin tüm kısımlarının iltihaplanması, panoftalmi.
Panoistik ovaryol : (Yun. pan: hepsi; oon: yumurta) Böceklerde, besin hücrelerinin bulunmadığı ve vitellüsün folikül epitelinden teşekkül ettiği ovaryol tipi.
Panola : (Ortaoyunu): Ortaoyunu'nda tef. (Ort. O.):Tefe verilen ad.
Panoptozis : Tüm karın organlarının, normal yerlerine oranla aşağıya sarkmış olması hâli.
Diğer dillerde Pano anlamı nedir?
İngilizce'de Pano ne demek? : [Panoan languages] n. panoramic view
v. bread
n. cloth, material; width; towel; dullness; mist; flaw; wall; panel; sails; hangings; pack
Fransızca'da Pano : panneau [le]
Almanca'da Pano : Fläche, Füllung, Tafel
Rusça'da Pano : n. панно (N), щит (M)

Bu kısımda Pano nedir? Pano ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pano tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pano hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.