Hoards türkçesi Hoards nedir

Hoards ingilizcede ne demek, Hoards nerede nasıl kullanılır?

Hoard : İstif etmek. Yığmak. Stoklamak. Zulalamak. Biriktirmek. Toplamak. Stok etmek. İstiflemek. Aklında tutmak. İstif.

Hoarded : Stoklamak. Toplamak. İstif etmek. Aklında tutmak. Biriken. Biriktiren.

Hoarder : Biriktirip saklayan kimse. Ambarcı. Stokçu. İstifçi.

Hoarders : İstifçi. Biriktirip saklayan kimse. Ambarcı. Stokçu.

Hoarding : Reklam panosu. İlan tahtası. Stok yapma. İstifleme. İlan panosu. Çit. Reklam tabelası. Tahta perde. Biriktirme.

Dishoarding : Stoktan malı çıkarma. Stok yapmama. Gömüleme çözülmesi. Gömülenen paranın tekrar dolaşıma sokulması.

Hoardings : Reklam tabelası. Tahta perde. İlan tahtası. Stok yapma. Reklam panosu. Gömüleme. İstifleme. İstifçilik. Biriktirme. İlan panosu.

Advertisement hoarding : İlan panosu.

Dishoard : Stok mallarını piyasaya sürmek.

Hoariest : Yaşlı başlı. Ağarmış. Yaşlı ve saygıdeğer. Ak saçlı. Beyazlamış.

İngilizce Hoards Türkçe anlamı, Hoards eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoards ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agglomerated : Bir araya getirmek. Yığılmış. Yığılmak. Toplanmış. Toplanmak.

 

Bogart : Kendisi için saklamak. Humphrey bogart (1899-1957). Casablanca (kazablanka) filminde oynamış amerikalı bir sinema yıldızı. Bir soyadı. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. (içkiyi vb) kimseyle paylaşmamak.

Director : Rejisör. Yönetmen. Koro şefi. Müdür. Bireycil ya da kümecil oyun yordamında oyunun gidişini yöneterek edimcilere üstlenceler veren ve eylem içinde beliren açık ya da simgesel anlatımları yorumlayan, gözlem ve çözümlemelerde bulunan katılımcı gözlemci. Bir kuruluşu yöneten ve bu işlemler nedeniyle üzerine sorumluluk alan kişi. Bir oyunun dengeli ve disiplinli bir yolda doğru ve güzel bir biçime sokulması için gereken çalışmaları hazırlayan ve yöneten sanatçı. bir oyunun sahneden seyirciye sunulabilmesi için oyun yazarı, oyuncular, dekor sanatçısı, ışıklama uzmanı ve öteki uzmanlar ile işbirliği yaparak bu çalışmaları bağdaştıran, yöneten, oyuncuları belli bir anlayışta birleştiren sanatçı. (sahneye koyucu). Sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Yönetici. Orkestra şefi.

Hoarded : Biriktiren. Biriken.

Language : Konuşulur. Mesleki dil. Edebiyat. Dili. Lisan. Dil.

Stashing : Emin bir yere gizlemek. Zulada saklanan şey. İyi bir yere saklamak. Güvenli bir yere gizlemek. Son vermek. Uyuşturucu. Zula.

Agglomerates : Yığılmak. Bir araya toplamak. Yığışma. Bir araya getirmek. Toplanmak. Toplama. Yığma.

Remembered : Anımsamak. Düşünmek. Anımsanan. İhmal etmemek. Yadetmek. Hatırlanmış. Hatırlanan. Hatırda tutmak. Hatırlamak.

Buying up : Kapatmak. (başka bir firmayı) satın alma. Tümünü satın almak.

 

Commit to memory : Ezberlemek.

Hoards synonyms : speech communication, oral communication, appeal board, voice communication, zoning board, federal reserve board, board of appeals, planning board, governing board, spoken communication, board of selectmen, drift, stock up, stacked, amass, add, blinded, backed up, bosoms, stashes, amassing, cast up, bosom, bank, lay up, aggregated, forestalled, conceals, garner, cloak, hive, remembers, spoken language.

Hoards zıt anlamlı kelimeler, Hoards kelime anlamı

Time off : Çalışılmayan saatler. Mesai dışı saatler.

Euphonious : Ahenkli. Sesi kulağa hoş gelen. Hoş sesli.