Stowing türkçesi Stowing nedir

Stowing ingilizcede ne demek, Stowing nerede nasıl kullanılır?

Stowing machine : Dolgu makinesi.

Hydraulic stowing : Hidrolik ramble. Sulu dolgu.

Mining with stowing : Dolgulu kazı. Rambleli kazı.

Pneumatic stowing : Pnömatik ramble. Havalı dolgu.

Bestowing : (hak) tanımak. Yerine koymak. Vermek. Bahşetmek. Sunmak. Bağışlamak. Hediye etmek.

Stowaways : Saklanarak kaçak yolculuk yapan kimse. Gemiye kaçak binen yolcu. Biletsiz yolcu. Biletsiz kaçak yolcu. Gemi ya da uçakta kaçak yolcu. Kaçak yolcu. Ücretsiz yolculuk yapabilmek umuduyla bir taşıta binip saklanan kimse. Uçağa kaçak binen yolcu.

Stowage : İstifleme. Kasa dairesi. İstifleme ücreti. İstif ücreti. İstif yeri. Yükü istif etme. İstif. İstif vergini. İstifleme yeri. İstifçilik.

Stower : İstif eden. İstifçi işçi. İstifçi. İstifleme yapan işçi.

Stowaway : Biletsiz yolcu. Uçağa kaçak binen yolcu. Saklanarak kaçak yolculuk yapan kimse. Biletsiz kaçak yolcu. Gemi ya da uçakta kaçak yolcu. Gemiye kaçak binen yolcu. Kaçak yolcu. Ücretsiz yolculuk yapabilmek umuduyla bir taşıta binip saklanan kimse.

Stowed : Susturmak. Toplu. Neta etmek. Vazgeçmek. Durdurmak. Kapalı. Kaçınmak. Sakınmak. Sonradan kullanılmak üzere rezerve edilmiş. İstiflemek.

 

İngilizce Stowing Türkçe anlamı, Stowing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hoarding : Biriktirme. Gömüleme. Pano. Stok yapma. İlan tahtası. Reklam tabelası. Tahta perde. İstifçilik.

Fillings : Dolma. Doldurma.

Embedment : İçine koyma. Sıkıca yerleştirme. Gömme. Ankraj. Gizleme. İçine yerleştirme.

Embosoming : Sarmalama. Kaplama. Sarma. Örtme. Kapatma.

Caulkings : Kalafat. Kalafat etme. Silikon. Sızdırmaz yapma. Tıkama. Sızdırmazlık. Kalafatlama.

Chunking : İri parçalar halinde kopma. Daha küçük bilgi birimlerinin daha büyük düzenli birimlere dönüştürülmesi. Bölmeleme. Lastiğin topaklanması. Büyük parça kopması. Bölümleme. Yığma.

Filling : İlk dolum. Dolma. Doldurma. İlk doldurma. Diş dolgusu. Dolum. Doyurucu. Sığ bir göl ya da körfezin, dışgüçlerin taşıdığı özdeklerle dolup kara durumuna gelmesi.

Embeddings : Gömme. Gizleme. Windows'ta bir objenin bir belge içine entegre edilmesi (bilgisayar). Yerleştirme.

Hiding : Gizleme. Gizlenme. Dövme. Saklanma. Sopa. Dayak.

Embanking : Toprak set çekmek. Toprağı setle çevreleme. Set ile kapatma. Toprak setle çevrelemek. Set çekilme.

Stowing synonyms : concealing, core, stack, piling, stow, hoard, conservations, concealment, gang, cores, stowages, disguisements, storing, hoardings, keeping, depositum, backfills, stowage, caulking, embankments, conservation, infilling, hides, cement, embedding, pilings, backfill, hidings, fill, pack, embankment, hard core, packing.

Stowing ingilizce tanımı, definition of Stowing

Stowing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A method of working in which the waste is packed into the space formed by excavating the vein.