Cuttles türkçesi Cuttles nedir

  • Supya.
  • Mürekkepbalığı.
  • Paftalamak.
  • Büyük gözleri ve çıkıntılı vantuzlar ile donatılmış on tane kolu olan kafadanbacaklı.
  • İstiflemek.
  • İç kabuğu.
  • Katlamak.

Cuttles ingilizcede ne demek, Cuttles nerede nasıl kullanılır?

Scuttles : Delik açarak batırmak. (gemi) batırmak. Hızla yürümek. Vazgeçmek. Hızla ilerlemek. Mahvetmek. Tüymek. Seğirtmek. Deniz musluğunu açıp batırmak. Kaçmak.

Cuttle : Katlamak. Supya. Paftalamak. Mürekkepbalığı. İstiflemek. Büyük gözleri ve çıkıntılı vantuzlar ile donatılmış on tane kolu olan kafadanbacaklı. İç kabuğu.

Cuttlebone : Mürekkepbalığının iç kabuğu.

Cuttlebones : Mürekkepbalığının iç kabuğu.

Cuttled : Paftalamak. Mürekkepbalığı. Supya. Katlamak. İstiflemek.

Scuttler : Kaçan kimse. Tüyen kimse. Hızla koşan kaçan veya hareket eden kimse.

Scuttle away : (hayvan) kaçışmak. Kaçmak.

Scuttled : Kaçmak. Deniz musluğunu açıp batırmak. Tüymek. Delik açarak batırmak. Aceleyle kaçılmış. Tüyülmüş.

Cuttler : Katlayıcı.

Cuttlefishes : Çok hücrelilerden (metazoa), yumuşakçalar (mollusca) dalından, başlarının ön bölgesinde kaslı, çekmenli ya da çengelli uzun kolları bulunan, gözleri iyi gelişmiş, başlarının altındaki bir huniden fırlatılan suyun basıncı ile hareket eden, vücudun iç bölgesine yerleşmiş iç iskelet halinde küçük bir kabuğu bulunan, hepsi ayrı eşeyli, denizlerde yaşayan, tehlike karşısında mürekkep bezinden kara renkli sıvı salgılayan türleri olan bir sınıf. ahtapot (octopus), mürekkep balığı (sepia officinalis), loligo (loligo), notilus (nautilus) iyi bilinirler. mürekkep balıkları. Kafadan ayaklılar. Mürekkepbalığı. Sepia. Supya. Mürekkep balığı.

 

İngilizce Cuttles Türkçe anlamı, Cuttles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cuttles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oxen : Öküz (çoğul). Öküzler. Öküz.

Red poll : İspinoz kuşu.

Hoard : İstif. İstif etmek. Biriktirmek. Stoklamak. Aklında tutmak. Yığmak. Saklamak. Toplamak. Stok etmek.

Hiving : Kovanda toplamak. Kovana koymak. Toplamak. Toplu olarak yaşamak. Kovana girmek.

Run : Koşturmak. Gitmek (gemi). Kaçmak. Yayınlamak. Geçiş. Adaylığını koymak. Dönem. Otlatmak. Bilgisayar, bilişim, iktisat alanlarında kullanılır. Geçmek.

Stock up : Mal bulundurmak. Stoklamak. Stok yapmak. Depolamak.

Welsh : Dolandırmak. Galli. Bahisleri ödemeden kaçmak. Sözünü tutmamak. Gallerli. Şartları yerine getirmemek. Gal dili. Gal ahalisi. Borcunu ödememek. Ödemeden kaçmak.

Crimps : Engel. Engellemek. Mani. Kıvırmak. Dalgalandırmak. Dalga. Zorla askere almak. Durdurmak. Askere almak. Lüle lüle saç.

Squids : Aşırıiletken nicemsel girişim aygıtı anga. Kalamar. Sürekli kendini öven motorcu tip. Kendine fazla güvenen ancak yetenekleri kısıtlı olan yarışçı. Mürekkep balığı. 1 sterlin. (abd) denizci.

Hive : Kovan. Kalabalık. Toplamak. Arı kovanı. Kovana koymak. Biriktirmek. Arı kovanı gibi yer. Kovana girmek. Topluluk.

 

Cuttles synonyms : boeuf, bos taurus, devon, genus bos, moo cow, stirk, reposit, scamper, beef, crinkles, bull, bullock, milch cow, cuttle, bend, skitter, stockpile, welsh black, drape, squid, creases, africander, garners, garnering, crinkling, cuttlefish, dairy cow, cuttled, sepia, calf, ox, cows, hived.