Hoarsening türkçesi Hoarsening nedir

Hoarsening ingilizcede ne demek, Hoarsening nerede nasıl kullanılır?

Hoarsen : Çatallaştırmak. Çatlatmak (ses). Çatallaşmak. Boğuklaştırmak. Boğuklaşmak.

Hoarsened : Boğuklaşmak. Çatallaştırmak. Boğuklaştırmak. Çatlatmak (ses). Çatallaşmak.

Hoarseness : Tutukluk. Boğuk seslilik. Boğukluk. Ses kısıklığı. Kısıklık. Ses boğukluğu.

Hoarsens : Boğuklaşmak. Boğuklaştırmak. Çatallaşmak. Çatallaştırmak. Çatlatmak (ses).

Get hoarse : Sesi kısılmak. Boğuklaşmak.

Sang hoarsely : Enerjik bir şekilde şarkı söylemiş. Boğuk sesle şarkı söylemiş. Kaba bir sesle şarkı söylemiş. Tüm gücüyle bağırarak şarkı söylemiş.

Talk oneself hoarse : Sesi kısılıncaya kadar konuşmak. Dilinde tüy bitmek.

Hoarsely : Boğuk bir sesle. Boğuk sesle. Kısık sesle. Kısık olarak.

Getting hoarse : Boğazı ağrımak. Sesini kaybetmek. Sesi kısılmak.

Hoarse : Çatal (ses). Kısık. Çatal sesli. Boğuk. Boğuk sesli. Kısık sesli. Çatlak.

İngilizce Hoarsening Türkçe anlamı, Hoarsening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoarsening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bifurcate : Çatallı. İki kola ayrılmış. Çatal olmak. Çatallanmış. İki kola ayırmak. Çatallanmak. İki dallı. Çatal yapmak. İki kola ayrılmak.

 

Curing : Kuruma. Düzelme. Vulkanizasyon. Korunmuş (gıdalar). Boya polimerizasyonu. Katılaşma. Kürleme. Tedavi etme. Otama. Pişirme.

Forking : Bellemek. Çatal biçimi vermek. Çatallaşma. Çatalla kaldırmak. Ayrılmak.

Get hoarse : Sesi kısılmak.

Congealment : Pıhtılaşma. Dondurma. Pıhtılaştırma. Donma.

Ramifies : Kollara ayırmak. Dal budak salmak. Bölümlere ayırmak. Çatallanmak. Dallanıp budaklanmak. Dallandırmak. Dallanmak. Kollara ayrılmak.

Congelation : Donmuş madde. Pıhtılaştırma. Dondurma. Donma. Pıhtılaşma. Konjelasyon.

Get complicated : Çapraşıklaşmak. Çapraşmak. Dallanmak.

Forks : Bellemek. Çatal biçimi vermek. Çatalla kaldırmak. Washington eyaletinde şehir. Mississippi eyaletinde şehir. Ayrılmak. Çatallar.

Hoarsening synonyms : natural process, natural action, plastination, hoarsened, fork, ramifying, set, bifurcating, solidification, activity, hoarsens, solidifying, action, encouraging, inspiriting, hoarsen, bifurcates.

Hoarsening zıt anlamlı kelimeler, Hoarsening kelime anlamı

Discouraging : Heves kırıcı. Hayal kırıklığına uğratan. Hevesini kırma. Üzücü. Cesaret kırıcı. İç karartıcı.

Bettering : Düzelme. Düzeltmek. Daha iyi yapmak. Geçmek. İyileştirmek. Geliştirmek.