Hog türkçesi Hog nedir

  • Yaban domuzu.
  • Yelesini kısa kesmek.
  • Domuz.
  • Freze tezgahı.
  • Bencil kimse.
  • Kamburlaştırmak.
  • Açgözlü tip.
  • Açgözlü davranmak.
  • Yolu işgal etmek.
  • Domuzluk etmek.
  • Yabandomuzu.
  • Payından fazlasını almak.
  • Orta şeritte seyretmek.
  • Obur.

Hog ile ilgili cümleler

English: Have you ever touched a hedgehog?
Turkish: Hiç bir kirpiye dokundun mu?

English: With the money Mr Johnson had saved, he would be able to live high on the hog when he retired.
Turkish: Bay Johnson kazandığı paradan dolayı, emekli olduğunda etrafa para saçabilecekti.

English: Ali tried to hog all the credit.
Turkish: Ali tüm krediyi kapmaya çalıştı.

English: Don't hog the road.
Turkish: Yolun orta şeridinde seyretme.

English: If I win the lottery, I'll be able to live high on the hog.
Turkish: Milli piyangoyu kazanırsam, lüks içinde yaşayabilirim.

Hog ingilizcede ne demek, Hog nerede nasıl kullanılır?

Hog cholera : Domuzların çok bulaşıcı, akut ve yüksek ölüm oranıyla seyreden, ateş, bitkinlik, ishal, iştahsızlık, bağırsak ülseri, deride ve böbreklerde peteşi, ekimoz ve damar trombozlarıyla belirgin akut viral hastalığı, domuz humması, domuz vebası. Domuz kolerası. Hog kolera. Oldukça bulaşıcı virüslü bir domuz hastalığı. Domuz vebası.

Hog fish : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, iskorpitgiller (scorpaenidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, atlantik okyanusu ve akdeniz'de yaşayan bir tür. Lipsoz.

 

Hog fishes : İskorpitgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, üstleri ktenoyit pullarla kaplı, sırt yüzgeçleri zehirli bezlere bağlı kuvvetli dikenlerle donanmış, insana batınca önemli yaralar açan türlere sahip bir familya.

Hog flue : Domuz gribi. Domuz nezlesi.

Hog island sheep : Amerika’da virjinya’nın doğu sahil kıyısında hog adasında bulunan, yaklaşık 200 yıllık geçmişi olan, genellikle beyaz renkli olmasına rağmen % 10 oranında siyah renge rastlanabilen, kuzuları yetişkinlerde gözlenmeyen beneklerle doğabilirken, boynuzlu, baş ve bacalar kahverengi olan ırk. Hogadası koyunu.

Ossabaw island hog : Küçük bir alanda yetiştirilen dik kulakları, kalın derisi ve uzun burnu olan, yağ metabolizması oldukça iyi gelişmiş, diğer ırklara göre büyük oranlarda yağ depolanma imkanı olan, tüy rengi siyah olan domuz ırkı. Ossabawadası domuzu.

Live high on the hog : Çok rahat bir yaşam sürmek. Para içinde yüzmek. Har vurup harman savurmak. Şatafatlı bir hayat sürmek. Çok zengin olmak. Bir eli yağda bir eli balda olmak. Lüks içinde yaşamak.

Broad leaved hog fennel : Padişah otu.

Go the whole hog : Esaslı bir şekilde yapmak. Elinden geleni yapmak. Sonunu getirmek. Tamamını yapmak. Bir işi tamamıyla yapmak. Hiçbir şeyi atlamadan yapmak. Bir işi tam yapmak.

Hog wild : Serkeş. Kontrolden çıkmış.

İngilizce Hog Türkçe anlamı, Hog eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gourmet : Şaraptan anlayan kimse. Damağına düşkün. Lezzetli ve kaliteli (yemek). Yemek ve içkinin iyisinden anlayan kimse. İyi yiyecek ve içecekten anlayan kişi. Boğazına düşkün. Lezzetsever. Ağzının tadını bilen. Damak tadı sahibi. Ağzının tadını bilen kimse.

Trotter : Tırıs giden at. Paça. Domuz paçası. Paça çorbası. Koşu atı.

Milling machine : Frezeleme tezgahı. Freze. Freze makinesi. Değirmen makinesi. Freze makinası. Dink makinesi.

Pig : Boru içi temizleme topu. Pislik içinde yaşamak. Ham demir. Hınzır. Domuz topu. Yavrulamak (domuz). Pik. Ahır gibi yerde yaşamak.

Swines : Kereste. Moloz. Hınzır.

Be obstinate : Kafa tutmak. İnat etmek. Diklik etmek. Aksilik etmek. Ayak diretmek.

Gluttons : Açgözlü. Hevesli kimse. Porsuk. Doymayan kimse.

Snap up : Hemen kabul etmek. Kapışmak. Kapmak. Atlamak. Yakalamak. Hemen satın almak. Hevesle almak. Havada kapmak.

Swine : Hınzır. Pis herif. Kereste. Moloz.

Hog synonyms : sus scrofa, sus, genus sus, porc, gormandizers, gluttonous, gormands, javelina, squealer, hunches, lard, grunter, hogged, grunters, gormandizer, hump, porker, glutton, cormorant, porcine, hunch, boars, esurient, gourmets, hunched, hunching, gourmand, planers, pork, wild boar, porkers, pigheaded, snaffle.

Hog ingilizce tanımı, definition of Hog

Hog kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A quadruped of the genus Sus, and allied genera of Suidæ. A barrow. To become bent upward in the middle, like a hog`s back. Specifically, a castrated boar. Swine. Said of a ship broken or strained so as to have this form. To cut short like bristles. As, to hog the mane of a horse. Porker. Esp., the domesticated varieties of S. scrofa, kept for their fat and meat, called, respectively, lard and pork.