Swine türkçesi Swine nedir

Swine ile ilgili cümleler

English: Don't cast pears before swine.
Turkish: Nefesini boşuna tüketme.

English: They sacrificed forbidden swine, and put to death all who refused to eat.
Turkish: Onlar yasaklanmış domuzu kurban etti, ve onu yemeyi reddeden herkesi öldürdüler.

English: Do not cast pearls before swine.
Turkish: Nefesini boşa tüketme.

English: His father worked as a swineherd.
Turkish: Onun babası domuz çobanı olarak çalıştı.

Swine ingilizcede ne demek, Swine nerede nasıl kullanılır?

Swine atrophic rhinitis : Bordetella bronchiseptica ve pasteurella multocida tip a ve d'nin birlikte enfeksiyonu sonucu oluşan, burun kemiklerinde konkalarda kısalma, bakışımsızlık, eğrilik ve atrofiyle belirgin bulaşıcı toksemik hastalık. kalsiyum ve fosforun diyetteki yetersizliği ve genç domuzlardaki hızlı gelişme temposu da lezyonların oluşumuna etki eder. Domuzların atrofik burun yangısı.

Swine babesiosis : Domuzlarda babesia trautmanni ve b. perroncitoi türlerinin neden olduğu, rhipicephalus, boophilus ve dermacentor gibi kene türleriyle taşınan akut ve öldürücü hastalık. Domuz babesiozisi.

Swine bordetella bronchiseptica infection : Domuzların bordetella bronchiseptica enfeksiyonu. Genç domuzlarda septisemi ve bronkopnömoni, yaşlı domuzlarda irinli bir bronkopnömoniyle birlikte bronş ve atardamarların çevresinde bağ doku artışıyla kendini gösteren bakteriyel enfeksiyon.

 

Swine cytomegalovirus infection : Domuzların inklüzyon cisimcikli rinitisi. Domuzların sitomegalovirüs enfeksiyonu.

Swine dry manure : Esas itibarıyla domuzun dışkısından oluşan ve en çok % 15 su içerecek biçimde kurutulan; en az % 20 ham protein, en çok % 35 ham selüloz ve en çok % 20 ham kül içeren bir işlenmiş hayvan artığı. Domuz kuru gübresi.

Swine intestinal adenomatosis : Sütten yeni kesilmiş domuzlarda, şiddetli iştahsızlık, kilo kaybı ve bağırsaklardaki bezlerde adenomatöz değişiklikler ve villus atrofisiyle belirgin hastalık, adenomatöz bağırsak hiperplazisi. campylobacter mucosalis ve campylobacter hyointestinalis patolojik değişimlerin oluşumunda sorumlu tutulmakla birlikte, etken tam olarak ortaya konamamıştır. Domuzların bağırsak adenomatozisi.

Swine fever : Domuz humması. Domuz kolerası.

Swine inclusion body rhinitis : Domuzların inklüzyon cisimcikli rinitisi. Domuz yavrularında yüksek ateş, yüzeysel-irinli burun yangısı ve bez epitellerinde büyük bazofilik çekirdek içi inklüzyon cisimcikleriyle belirgin, bulaşma oranı yüksek, ölüm oranı düşük, gebe domuzlarda dölütün mumyalaşması, yavru atma, ölü veya zayıf yavru doğumlarıyla belirgin virüs hastalığı, domuzların sitomegalovirüs enfeksiyonu.

Swine influenza : Domuz gribi. Domuzlardan insanlara ve insanlardan domuzlara geçebilen domuzlara özgü her tür grip virüsünün sebep olduğu akut ve çok bulaşıcı solunum yolu hastalığı. Domuz enflüenzası. Ortomiksovirüslerin neden olduğu, insanlara da bulaşabilen, trakeobronşit ve alveoler atelektaziyle belirgin, solunum sisteminin, akut seyirli viral hastalığı, domuz nezlesi, domuz enflüenzası. genellikle haemophilus influezae ikincil enfeksiyonlara sebep olur.

 

Swine juvenile hyperostosis : Doğuştan hiperostozis. Domuz eniklerinin hiperostozisi.

İngilizce Swine Türkçe anlamı, Swine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wicked : Aşağılık. Kötü ruhlu. Muzip. Ruhunda kötülük besleyen. Harika. Fena. Ahlaksız. Günahkar. Hain.

Porkers : Şişko. Yağ tulumu.

Talus : Talus. Ayak bilek kemiklerinden topuk kemiğinden sonra ikinci büyük kemik, talus, astragalus. Şev. Yokuşun dibindeki kaya parçaları. Birikinti. Meyil. Kaya yığını. Aşık.

Boars : Yabandomuzu. Erkek domuz. Yaban domuzu.

Razorback : Çatal kuyruklu balina. Çatalkuyruk. Fin balinası. Oluklu balina. Bir domuz türü.

Porker : Genç domuz. Şişko. Yağ tulumu.

Squealer : İspiyon. Muhbir. Suç ortaklarını ele veren.

Lemon : Hıyarağası. Limon. Gazoz. İşe yaramaz kimse. Değersiz şey. Limon ağacı. Turunçgiller (rutaceae) familyasından, ülkemizin akdeniz ve ege bölgeleri'nde yetiştirilen, c vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan her dem yeşil bir bitki. Limon rengi.

Babirussa : Geyik domuzu.

Pig : Açgözlü tip. Pik. Domuz topu. Ham demir. Kütük. Boru içi temizleme topu. Pislik içinde yaşamak. Yavrulamak (domuz).

Swine synonyms : artiodactyl mammal, sus scrofa, razorback hog, family suidae, razorbacked hog, even toed ungulate, suidae, babyrousa babyrussa, screes, hogs, lumbered, wood, pork, stuffs, boar, lumber, pigged, rubbish, timbers, rubble, caveman, rubblestone, timbering, porcine, sow, stuff, miseries, rubbles, artiodactyl, warthog, timber, misery, debris.

Swine zıt anlamlı kelimeler, Swine kelime anlamı

Swine antonyms : odd toed ungulate.

Swine ingilizce tanımı, definition of Swine

Swine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any animal of the hog kind, especially one of the domestical species. Swine secrete a large amount of subcutaneous fat, which, when extracted, is known as lard. The male is specifically called boar, the female, sow, and the young, pig. [Bakınız: Hog].