Hog flue türkçesi Hog flue nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Domuz nezlesi.
  • Domuz gribi.

Hog flue ingilizcede ne demek, Hog flue nerede nasıl kullanılır?

Hog : Açgözlü tip. Yelesini kısa kesmek. Açgözlü davranmak. Orta şeritte seyretmek. Payından fazlasını almak. Bencil kimse. Freze tezgahı. Yolu işgal etmek. Domuz. Yaban domuzu.

Flue : Duman yolu. Baca deliği. Kırpıntı. Baca borusu. Grip. Nh3. Amonyak. Hava borusu. Bir tür balık ağı.

Hog cholera : Domuz kolerası. Oldukça bulaşıcı virüslü bir domuz hastalığı. Hog kolera. Domuzların çok bulaşıcı, akut ve yüksek ölüm oranıyla seyreden, ateş, bitkinlik, ishal, iştahsızlık, bağırsak ülseri, deride ve böbreklerde peteşi, ekimoz ve damar trombozlarıyla belirgin akut viral hastalığı, domuz humması, domuz vebası. Domuz vebası.

Hog fish : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, iskorpitgiller (scorpaenidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, atlantik okyanusu ve akdeniz'de yaşayan bir tür. Lipsoz.

Hog fishes : İskorpitgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, üstleri ktenoyit pullarla kaplı, sırt yüzgeçleri zehirli bezlere bağlı kuvvetli dikenlerle donanmış, insana batınca önemli yaralar açan türlere sahip bir familya.

 

Hog louse : Domuz biti. Domuzlardan kan emen, insanlara da üşebilen, esmer sarımtırak renkte ve ortalama 5 mm. uzunluğunda iri bit.

Hog island sheep : Hogadası koyunu. Amerika’da virjinya’nın doğu sahil kıyısında hog adasında bulunan, yaklaşık 200 yıllık geçmişi olan, genellikle beyaz renkli olmasına rağmen % 10 oranında siyah renge rastlanabilen, kuzuları yetişkinlerde gözlenmeyen beneklerle doğabilirken, boynuzlu, baş ve bacalar kahverengi olan ırk.

İngilizce Hog flue Türkçe anlamı, Hog flue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hog flue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdomen : Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Abdomen. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

 

Abaxial : Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Swine influenza : Domuz enflüenzası. Ortomiksovirüslerin neden olduğu, insanlara da bulaşabilen, trakeobronşit ve alveoler atelektaziyle belirgin, solunum sisteminin, akut seyirli viral hastalığı, domuz nezlesi, domuz enflüenzası. genellikle haemophilus influezae ikincil enfeksiyonlara sebep olur. Domuzlardan insanlara ve insanlardan domuzlara geçebilen domuzlara özgü her tür grip virüsünün sebep olduğu akut ve çok bulaşıcı solunum yolu hastalığı.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Hog flue synonyms : abdominal distention, a dna, abdominal pain, a clay, abattoir, abamectin, abdominal ovariectomy.