Homosexually türkçesi Homosexually nedir

  • Eşcinsel bir şekilde.
  • Homoseksüel bir şekilde.
  • Homoseksüel olarak.
  • Aynı cinsiyetli iki öğenin birbirine karşı cinsel çekicilik duyması şeklinde.

Homosexually ingilizcede ne demek, Homosexually nerede nasıl kullanılır?

Has homosexual tendencies : Eşcinsel eğilimleri olduğu düşünülür. Aynı cins mensupları tarafından cezbedilme. Eşcinsel eğilimleri var.

Closet homosexual : Gizli homoseksüel.

Homosexual : İbne. Nonoş. Homoseksüel. Homo. Gey. Aynı cinsiyetle ilgili olan. aynı cinsiyetteki kimseye karşı cinsel ilgi duyan kişi, homoseksüel. Eşcinsel. Erkek homoseksüel.

Homosexualism : Homoseksüellik.

Homosexuality : İlkellerdeki "erkekler birliği ve gizli dernek" üyeleriyle şamanlar arasında rastlanılan, salt cinsel sapma açısından ele alınması doğru olmayan, özellikle samanlarda işin içine kuttörensel etmenlerin de karıştığı, erkekler arasındaki cinsel ilişki. Livata. Aynı cinsiyetteki bireylere karşı cinsel ilgi duymayla belirgin cinsel sapıklık, homoseksüelite. Eş cinsellik. Homoseksüelite. Eşcinsel ilişki. Homoseksüellik. Homoluk. Eşcinsellik. Homoseksüalite.

Female homosexuality : Female homosexuality. Lezbiyenizm.

Homosexuals : Nonoş. Eşcinsel. Homo. Homoseksüel. İbne. Erkek homoseksüel. Gey.

İngilizce Homosexually Türkçe anlamı, Homosexually eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Homosexually ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Homophile : Eşcinsel erkek. Homoseksüel. Eşcinsel.

Individual : Fert. Özgün. Zat. Ferdi. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Birbirinden ayrı. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Bireysel. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Kimse.

Person : Kişilik. İnsan. Kimse. Fert. Birey. Vücut. Adam. Zat. Tip.

Butch : Erkeksi kadın. Kaslı ve sert görünümlü tip. Kaslı lezbiyen. Erkek gibi. Sevici. Erkek fatma. Çok kısa saç kesimi. Erkeksi.

Sapphic : Şair safo ile ilgili. Lezbiyen. Sappho stilinde yazılmış şiir (antik yunan kadın şairleri).

Gay : Homoseksüel. Keyifli. Gey. Hoppa. Pasaklı. Yüzsüz. Şen. Canlı. Utanmaz. İbne.

Sexual activity : Seksle alakalı faaliyetler. Cinsel aktivite. Cinsel faaliyet.

Gay man : Homoseksüel erkek. Başka erkelere ilgi duyan erkek. Homoseksüel. Mutlu erkek. Eşcinsel erkek. Keyifli adam. Neşeli adam.

Somebody : Birisi. Önemli kimse. Bir kimse. Şahsiyet. Kimse. Bazısı. Kimisi. Biri. Önemli birisi.

Sex : Erkek veya dişi olma durumu, eşey. Cinsiyet. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cinsel. Cinslik. Sevişme. Cinsiyetini belirlemek. Cinsellik. Bitki ya da hayvanlarda dişi ya da erkek olarak adlandırılmasını sağlayan görev, yapı ve karakter topluluğu. cins. Eşey.

 

Homosexually synonyms : paederastic, sex activity, tribadistic, sexual practice, gay woman, shirtlifter, transgendered, transgender, pederastic, queer, tribade, homoerotic, transsexual, soul, homo, transvestic, lesbian, someone, mortal, transvestite.

Homosexually zıt anlamlı kelimeler, Homosexually kelime anlamı

Bisexual : İkieşeyli. Erdişi. Her iki cinse de ilgi duyan. İkicinsli. Bitki ya da hayvanların hem erkek hem de dişi organları beraber taşıması. biseksüel, hermafrodit, androjin. İki cinsiyetli. Hünsa. Biseksüel. Biseksüel kimse.

Heterosexual : Zıtcinsel. Karşı cinse ilgi duyan. Heterosexüel. Heteroseksüel. Düzcinsel. Karşıcinsel. Karşı cinse ait.