Honors türkçesi Honors nedir
- Şeref payesi.
Honors ile ilgili cümleler
English: He graduated from Yale with honors in 1921.
Turkish: 1921'de Yale'den onur derecesi ile mezun oldu.
English: He graduated from Cambridge with honors.
Turkish: Cambridge'ten onurla mezun oldu.
English: Ali graduated from Harvard with honors.
Turkish: Ali Harvard'dan onurla mezun oldu.
English: Ali graduated with honors.
Turkish: Ali pekiyi dereceyle mezun oldu.
English: Titles and honors mean nothing to me.
Turkish: Makam, mevki benim için bir şey ifade etmiyor.
Honors ingilizcede ne demek, Honors nerede nasıl kullanılır?
Do the honors of the house : Ev sahibi olarak misafirleri ağırlamak. Ev sahibi olarak davranmak ve misafirleri tanıştırmak.
Do the honors : Misafir ağırlamak. Ev sahipliği yapmak. Evsahipliği yapmak.
Last honors : Son saygı gösterisi. Son saygı. Son şeref.
Dishonors : Namusuna leke sürmek. Şerefini beş paralık etmek. Lekelemek. Sözünü tutmamak. Namusunu kirletmek. Onursuzluk etmek. Leke sürmek. Kepaze etmek. Namusuna dokunmak. İki paralık etmek.
Honor a debt : Borç ödemek. Borcunu ödemek. Bir borcu ödemek.
Affair of honor : Namus meselesi. Şeref meselesi.
Affairs of honor : Namus meseleleri. Bir kimsenin itibarıyla ilgili meseleler.
The honor of the first kick : Başlama vuruşu onuru. Spor müsabakalarında başlama vuruşu. Saygıdeğer bir konuğa verilen oyunun başlama vuruşu. İlk vuruşun şerefi.
In honor of : Şerefine.
Escort of honor : Şeref kıtası. Onur veya şeref işareti olarak bir kimseye eşlik eden muhafızlar grubu.
İngilizce Honors Türkçe anlamı, Honors eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Honors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Laurel wreath : Şampiyonluk kazanma veya başka bir olay şerefine verilen ödül. Defne tacı. (antik yunanistan'da) zafer işareti olarak başa takılan defne yaprağı tacı. Defne çelengi.
Salute : Vuruşma ya da yarışmadan önce, iki kılıçoyuncusunun birbirini, sonra yargıcı ve seyircileri savutlarıyle özel biçimde esenlemeleri. Selam. Selamlamak. Selam vermek. Selam verme. Selam durma. Karşılamak. Saygıyla selamlamak. Selamlama.
Medallion : Ehliyetli taksici (amerikan ingilizcesi). Taksi ehliyeti (amerikan ingilizcesi). Taksi ehliyeti. Madalyon.
Cachet : Marka. Fark. Ayrıcalık. Kaşe. Damga. Prestij. Alamet. Özellik. Hususiyet. Saygınlık.
Pledge : Taahhüt etmek. Sağlığına içmek. Kefalet vermek. Güvence vermek. Şerefine içmek. Söz vermek. Rehin olarak vermek. Tutu. Söz. İşaret.
Symbol : Bir ekinsel ortamda belli bir duygu, eylem ya da tutumu gösteren bir birey, deyim, çizge, nesne ya da çalım. Bir öğe, nesne, nitelik vb. gösteren harf, biçim, im. Bireylerin, düşün, duyu, istek, buyruk ve eylemleriyle, çevrelerinde gördüklerini anlatmak için kullandıkları kimi çizgi, biçim, resim, ses, doğal ve yapay nesne, insan, hayvan, bitki ya da bunlara ilişkin ürün ve organlardan oluşan geleneksel düzen. Alamet. Bir kavramın uzlaşımsal ya da üzerinde uzlaşıma varılmış gösterimi. İşaret. İm. Yazarken zamandan kazanmak amacıyla bir ya da birkaç sözcüğü özümlemek üzere kullanılan kısa işaret. (bunlar çoğunlukla asıl sözcüğün ilk harfleri ile yapılır.). Sembol. Timsal.
Drink : Emmek. Şerefine içmek. Bitirmek. Buyurmak. İçki içmek. Yutmak. İçki. Alkol almak. İçkiye harcamak. İçmek.
Academy award : Sinema sanat ve bilimler akademisi tarafından her yıl verilen oyunculuk ve film yapımı alanındaki üstün başarı ödülü. Akademi ödülü. Oskar.
Seal of approval : Tasdik mührü. Onay mühürü. Onay mührü. Resmi imza. İzin. Onay.
Pennant : Dar ve uzun bayrak. Filandra. Bayrak (küçük). Flandra. Şampiyonluk forsu. Bayrak. Üçgen bayrak. Bayrakçık. Alev. Flama.
Honors synonyms : prix goncourt, prix de rome, varsity letter, commendation, honour, decoration, decorate, toast, mention, ribbon, emmy, palm, accolade, trophy, degree, recognize, aliyah, prize, oscar, seal, dignify, crown, letter, ennoble, nobel prize, honorary degree, medal, honours, honorable mention, academic degree, reward, award, recognise.
Honors zıt anlamlı kelimeler, Honors kelime anlamı
Dishonor : Namusuna leke sürmek. Rezil etmek. İki paralık etmek. Lekelemek. Şerefini sarsmak. Leke sürmek. Kepaze etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Namusuna dokunmak. Namusunu kirletmek.
Time off : Mesai dışı saatler. Çalışılmayan saatler.

Bu kısımda Honors kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Honors ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Honors anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Honors ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.