Hot climates türkçesi Hot climates nedir
- Sıcak iklimler.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Dönenceler arasında kalan ve yıllık sıcaklık ortalaması + 20° c'tan aşağı inmeyen ve türleri bulunan iklim.
Hot climates ingilizcede ne demek, Hot climates nerede nasıl kullanılır?
Hot : Isınmak. Taze. Sert. Seksi. Ateşli. Biberli. Baharatlı. Rahatsız edici. Kızgın. Acılı.
Climates : Bölge. Çevre. Hava. İklim. Şartlar.
Hot air : Havagazı. Havacıva. Boş sözler. Boş laflar. Sıcak hava. Palavra. Boş laf. Hava cıva. Martaval. Hava gazı.
Hot atom chemistry : Kalımlı öğeciklerin yerine ışınetkin yerdeşleri konulduğunda, bu yerdeşler bozunurken yol açtıkları kimyasal değişiklikleri inceleyen kimyasal fizik dalı. Kızgın öğecik kimyası. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Hot blast stove : Sıcak hava fırını.
Hot briquetting : Sıcak tıkızlama. Sıcak briketleme.
Hot blooded : Çabuk sinirlenen. Cinsel olarak ateşli. Ateşli. Hiddetli. Kızgın. Asabi. Öfkeli. İhtiraslı. Sıcak iklime sahip doğu veya orta asya orijinli at ırkları. Çabuk parlayan (kimse).
İngilizce Hot climates Türkçe anlamı, Hot climates eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hot climates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.
Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.
Afforestation : Orman yetiştirme. Ormanlaştırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması.
Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.
Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.
Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.
Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.
Agricultural production : Tarımsal üretim. Sebze. Taze meyve. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Tarım üretimi. Zirai üretim.
Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.
Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.
Hot climates synonyms : agricultural specialisation, alluvial deposit, abrasion platform, agrarian geography, aluvial coast, age pyramid.

Bu kısımda Hot climates kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hot climates ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hot climates anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hot climates ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.