Hump türkçesi Hump nedir

  • Binmek.
  • Üzerinden geçmek.
  • Vuruşmak.
  • Üstünden geçmek.
  • Cinsel ilişkiye girmek.
  • Huzursuzluk.
  • Kambur.
  • Sırtta taşımak.
  • Tümsek.
  • Hörgüç.
  • Kamburluk.
  • Sırtında taşımak.
  • İlişki kurmak.
  • Tepe.
  • Kamburlaştırmak.

Hump ile ilgili cümleler

English: A camel can store a large amount of fat in the hump on its back.
Turkish: Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.

English: A camel can store a large amount of water in the hump on its back.
Turkish: Bir deve hörgücünde büyük miktarda su depolayabilir.

English: This job gives me the hump.
Turkish: Bu iş canımı sıkıyor.

English: When I use a word, Humpty Dumpty said, it means just what I choose it to mean - neither more nor less.
Turkish: Bir kelime kullandığımda,Humpty Dumpty ifade etmek için tam benim seçtiğimi o ifade ediyor-ne daha fazla ne daha az dedi.

English: Camels have either one or two humps.
Turkish: Develerin bir ya da iki hörgücü vardır.

Hump ingilizcede ne demek, Hump nerede nasıl kullanılır?

Be over the hump : Uyuşturucu etkisinde olmak. İşin en zor tarafını atlatmış olmak. En zor kısmını atlatmak. İyiye gitmek. Düzeliyor olmak. Can alıcı noktayı (aşmak). Sıkıntıyı atlatmak. En sıkıntılı kısmını atlatmak.

Get the hump : Rahatsız edilmek. (birinden veya verdiği sıkıntıdan) gına gelmek. Rahatsız olmak.

 

Give somebody the hump : Canını sıkmak. Huzursuz etmek.

Give the hump : Canını sıkmak. Huzursuz etmek.

Have the hump : Canı sıkılmak. Huzursuz olmak. Üzülmek.

Humphing : Of. Öf. Saçmalık. Yorgunluktan nefesi kesilen birinin çıkardığı ses. Püf.

Humpback : Sırt bölgesinde doğuştan oluşan omurga tümseği veya dışa doğru oluşan omurga eğriliği, kifozis, gibozite. Kambur. Kamburluk.

Humphs : Saçmalık. Öf. Püf. Of. Yorgunluktan nefesi kesilen birinin çıkardığı ses.

Humpbacked : Hörgüçlü. Kambur.

Humpless : Kambursuz.

İngilizce Hump Türkçe anlamı, Hump eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hump ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gibbosities : Çıkıntılı olan bir şey. Gibosite. Dışbükeylik. Kambur olma durumu. Şiş. Dışbükey. Şişkinlik.

Copulate : (hayvan) çiftleşmek. İlişkiye girmek. Raptedilmiş. Çiftleşmek (hayvan). Bağlamak. Bağlı. Çiftleşmek.

Fermentations : Ekşime. Karışıklık. Mayalama. Fermantasyon. Tahammür. Mayalanma. Heyecan. Fermentasyon.

Caput : Filiz. Kısım. Kaput. Dal. Baş. Bölüm. Kafa. Kafatası (latince). Segment.

Sleep together : Yatmak. Geceyi birlikte geçirmek. Birlikte yatmak. Beraber uyumak. Sevişmek. Birlikte uyumak. Birbirleriyle yatmak.

Be intimate : Canciğer olmak. Sevişmek. Seks yapmak. Mala vurmak. Götürmek.

Humpy : Girintili çıkıntılı. Kamburu olan. Tümsekli. Tepeli. Hörgüçlü.

Eminencies : Yüksek mevki. İtibar.

Jut : Uzanmak. Çıkıntı yapmak. Çıkıntı. Çıkmak.

Imbarked : Yüklemek. Kalkışmak. Uçağa yüklemek. Gemiye bindirmek. Yük almak. Yatırım yapmak. Uçağa bindirmek. Yatırmak. Yüklenmek.

 

Hump synonyms : have a go at it, roll in the hay, occipital protuberance, have it away, lie with, frontal eminence, gibbousness, protuberance, bulges, crook backed, make out, crookback, have intercourse with, bestrides, humpback, disquietude, familiarizes, nub, spinal curvature, crookbacked, hummocks, go aboard, effs, kyphosis, enter into connections, pair, bump, edginess, bear on, eff, bestride, screw, hunched.

Hump zıt anlamlı kelimeler, Hump kelime anlamı

Straighten : Düzelmek. Doğrusunu açıklamak. Düzlemek. Yoluna koymak. Toplamak. Çözmek. Halletmek. Düzeltmek. Kalkmak. Doğrultmak.

Hump ingilizce tanımı, definition of Hump

Hump kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often with up. To form into a hump. Especially, the protuberance formed by a crooked back. A protuberance. To make hump-shaped. To hunch.