Binmek nedir, Binmek ne demek
- Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak.
- Eklenmek, katılmak.
- Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak.
- Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak

- Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak.
- Fiyat artmak.
"Binmek" ile ilgili cümleler
- "Damar damara binmiş."
- "Belki de atlara binerek dolaşırız." - R. H. Karay
- "Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip çocukları ezip biniyoruz." - O. S. Orhon
- "Annemin dul maaşından ayrılmış bütçeme bir de posta masrafı binmişti her hafta." - Y. Z. Ortaç
- "Pamuklulara yüzde on bindi."
Yerel Türkçe anlamı:
İskambil oyununda, daha büyük değerli kâğıtlar ile, küçüklerini kaldırmak, almak.
Binmek || ati/eşşegi binmek || arabiya / otomafile binmek
Diğer sözlük anlamları:
Çıkmak, oturmak, cülus etmek.
Binmek anlamı, kısaca tanımı:
Bindiği dalı kesmek : Kendisine gerekli ve yararlı olan şeyi farkında olmadan yararsız duruma getirmek, kendi eliyle yok etmek.
İndibindi : Dolmuş taşımacılığında belli bir alan içinde yapılmış olan en kısa yolculuk.
Binme : Binmek işi.
Attan inip eşeğe binmek : Bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve alınmak.
Dalına binmek : Bir kimseye bir iş yaptırmak için asılmak, musallat olmak, sıkıştırmak.
Ensesine binmek : Birine bir işi yaptırmak için sürekli baskı altında bulundurmak.
İmamkayığına binmek : Ölü tabut içinde veya sal üzerinde mezarlığa götürülmek.
İş inada binmek : Zıt görüş ve davranışta ısrar edilmek. bir işi yapmakta direnmek.
Kıymete binmek : Çok değerli duruma gelmek.
Omzuna binmek : Yük olmak, ağırlık vermek.
Tepesine binmek : Çocuk, şımarıklık ederek istediğini yaptırmaya çalışmak. genellikle kendinden daha güçsüz kimseleri ezmek, kötü davranmak.
Zora binmek : Zorlaşmak. iş ancak zor kullanılmakla sonuçlanacak bir hâl almak.
Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.
Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.
Ayak : Vücudun belden aşağı bölümü. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Göl ayağı. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Halk edebiyatında uyak. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Basamak. Bacak. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
Oturmak : Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Biriyle beraber yaşamak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek.
Tren : Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.
Vapur : Su buharı gücüyle çalışan gemi.
Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.
Bisiklet : Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.
Motosiklet : Motor silindirinin hacmi 125 santimetreküpten büyük olan, iki tekerlekli motorlu taşıt, motor.
Binek : Binmeye yarayan. Binmeye yarayan otomobil, at vb.
Hayvanı : Hayvansal. Hayvanca.
Kullanmak : Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek. Araç veya aleti işletmek, yönetmek. Harcamak, sarf etmek. Kelimeyi yazmak, söylemek. İşletmek, değerlendirmek. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak. Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek. Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak. Giymek, takmak. Bir şeyin gereklerini yerine getirmek.
Fiyat : Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki. Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha.
Artmak : Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak. Çoğalmak.
Eklenmek : Ekleme işi yapılmak. Ekle tamamlanmak.
Katılmak : Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluk kesilmek. Katma işi yapılmak. Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. Hak vermek. Ortak olmak, benimsemek.
Binmek ile ilgili Cümleler
- Ali bir boğaya binmek istiyor.
- Yoğun yağış bütün trenlerin durmasına sebep olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım.
- Bu trene binmek zorundayım.
- Bizimle binmek ister misin?
- Binmek isteyen var mı?
- Tek tekerlekli bisiklete binmek çok iyi olmadığım bir şey.
- Boston'a geri dönmek için bir uçağa binmek istiyorum.
- Ali son treni kaçırdı ve eve gitmek için taksiye binmek zorunda kaldı.
Diğer dillerde Binmek anlamı nedir?
İngilizce'de Binmek ne demek? : v. mount, board, get on, hop on, ride, sit
Fransızca'da Binmek : embarquer, monter, prendre
Almanca'da Binmek : v. aufsitzen, aufsteigen, besteigen, einsteigen, steigen
Rusça'da Binmek : v. садиться, погружаться, подниматься, взбираться, прибавляться, засесть, сесть, погрузиться, подняться, взобраться, прибавиться

Bu kısımda Binmek nedir? Binmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Binmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Binmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.