Hungry türkçesi Hungry nedir

Hungry ile ilgili cümleler

English: A hungry bear will eat even insects.
Turkish: Aç bir ayı böcek bile yer.

English: 98% of hungry people live in developing countries.
Turkish: Aç insanların % 98'i gelişmekte olan ülkelerde yaşar.

English: A hungry pig dreams of acorns.
Turkish: Aç domuz meşe palamutları hayal eder.

English: Ali isn't hungry either.
Turkish: Ali da aç değil.

English: Ali is hungry now.
Turkish: Ali şimdi aç.

Hungry ingilizcede ne demek, Hungry nerede nasıl kullanılır?

As hungry as : Kadar aç.

Be hungry : Karnı aç olmak. Açlık çekmek. Karnı acıkmak. Aç olmak. Acıkmak.

Be very hungry : Açlıktan imanı gevremek. Acından ölmek. Yüreği bayılmak.

Feel hungry : Açlık hissetmek. İçi ezilmek. Acıkmak. Acıkmaya başlamak. Aç olmak.

Get hungry : Acıkmak. Karnı acıkmak.

I am very hungry : Çok açım. Güçlü açlık sancıları çekiyorum. Gerçekten yemek yemeğe ihtiyacım var.

Hungriness : Açlık. İsteklilik. Arzululuk. Yeme ihtiyacında olma durumu. İhtiraslılık (gayriresmi). Aç olma durumu. Heveslilik. Hırslılık.

Hung jury : Karar çoğunluğunu sağlayamayan juri. Jürinin gerekli karar çoğunluğunu sağlayamaması. Kararda oybirliğine varamayan jüri. Bir duruşmada ortak bir karara varamayan jüri.

 

Hungrier : Aç. Karnı aç. Acıkmış. Kuru. Aç olmak. İstekli.

Hungrily : Hiçbir şey yemeden. Özlem çekerek. Büyük bir arzuyla. İsteyerek. Açgözlü bir şekilde. Aç bir şekilde. Aç olarak. İştahla. Acıkarak. Aç acına.

İngilizce Hungry Türkçe anlamı, Hungry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hungry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agog : Hevesli. Can atan. Arzulu. Sabırsız. Heyecanlı. Heyecanla. Coşmuş. Sabırsızlıkla. Şevkli.

Hollowest : Delikli. Sahte. Boş. Kof. Boşluktan gelen. Çökmüş. Delik. Çukur. Oyuk.

Emptier : İçeriksiz. Anlamsız. Daha boş. Boşaltıcı. Yoksun. Önemsiz. Boş. Boşuna.

Cheerful : Keyifli. Güler yüzlü. Şen. Neşe saçan. Hoş. Neşeli. İçten gelen. Güleç. Mutluluk veren.

Hollower : Boş. Çökük. Delik. Yalan. Çökmüş. Çukur. Oyuk. Kof. Boşluktan gelen.

Hollow : Boş. Dere. Oyuk. Sahte. Kazmak. Boşluk. Delikli. Oymak. Kof. Boşluktan gelen.

Be hungry : Karnı acıkmak. Karnı aç olmak. Acıkmak. Açlık çekmek.

Anxious : Tedirginliğe neden olan. Korkulu. Kaygılanmak. Çok istekli. Huzursuz. Kasavetli. Tedirgin. Endişe etmek. Meraklı.

Drying : Kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sağmal bir inekte doğuma iki ay kala sağımın durdurulması süreci. Kurutma. Kurutucu. Yem ve gıda maddelerinin doğal veya yapay yollarla su içeriğinin düşürülmesi işlemi. İşlemelikteki çalışmaların sonunda ıslak filmin nemini gidermek için temiz, tozsuz, havalı ya da ılık havalı yerde yapılan havalandırma. aynı işin kurutma aygıtıyla yapılması. Bir ortamdaki suyun ya da başka sıvıların doğal, yapay yöntemlerle uzaklaşması. Kuruya çıkarma. Kurulama.

 

Covetous : Hırslı. Açgözlü. Haris. Mal canlısı. Aç gözlü.

Hungry synonyms : empty bellied, supperless, athirst for, feel hungry, applicants, bounciest, bouncy, starved, hungrier, esurient, sharp set, dries, dried up, hard set, ambitious, empty, dryer, peckish, arid, hungriest, gaunter, aspirant, appetence, dusty, aspirants, drys, gaunt, feel hollow, corkier, avid, aspirational, starves, athirst.

Hungry zıt anlamlı kelimeler, Hungry kelime anlamı

Thirsty : Susatıcı. Susamış.

Undesirous : İsteksiz. İstemeyen.

Hungry ingilizce tanımı, definition of Hungry

Hungry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having a keen appetite. Feeling uneasiness or distress from want of food. Feeling hunger. Hence, having an eager desire.