Hydroelectric station türkçesi Hydroelectric station nedir
- Su gücünün enerjiye dönüştürüldüğü enerji santrali.
- Hidroelektrik istasyon.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Su düşüşünden sağlanan güçle elektrik erki üreten kuruluş.
- Sugücü elektrik özeği.
Hydroelectric station ingilizcede ne demek, Hydroelectric station nerede nasıl kullanılır?
Hydroelectric : Hidro elektrik. Hidroelektrik.
Station : Vaziyet. Mevki. Tarihten önceki insanların yaşadığı yer. Bir bilişim ağında, aralarında veri iletişimi yapılabilen uçlarla donatılmış konumlardan her biri. Karakol. Görevlendirmek. Toplumsal konum. Dikmek. Tayin etmek. Merkez.
Hydroelectric plant : Hidroelektrik santral. Hidroelektrik üretim tesisi. Hidroelektrik santralı. Hidroelektrik santrali.
Hydroelectric power plant : Hidrolik santral. Hidroelektrik santral. Hidroelektrik santrali. Hidroelektrik santralı. Hidroelektrik üretim tesisi.
Hydroelectric power station : Hidroelektrik santral. Hidroelektrik santralı.
Hydroelectricity : Su gücüyle üretilen elektrik. Hidroelektrik. Hareket eden su gücüyle enerji üretilmesi.
İngilizce Hydroelectric station Türkçe anlamı, Hydroelectric station eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hydroelectric station ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.
Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.
Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.
Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.
Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.
Alluvial deposit : Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
Agricultural production : Tarımsal üretim. Taze meyve. Tarım üretimi. Sebze. Zirai üretim. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.
Hydroelectric station synonyms : air route, afforestation, ageing of the population, altimetric profile, agricultural co operative, aluvial terrace.

Bu kısımda Hydroelectric station kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hydroelectric station ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hydroelectric station anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hydroelectric station ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.