Hydrothermal türkçesi Hydrothermal nedir

  • Hidrotermik.
  • Su ısıl.
  • Bol suyu kapsayan ve sıcaklığı 400° ye yükselebilen magmasal çözeltiler evresi.
  • Hidrotermal.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Sıcak su evresi.
  • Dünya yüzeyi üzerindeki çözeltilerin ve ısıtılmış gazların faaliyetleri ile ilgili (jeoloji).

Hydrothermal ingilizcede ne demek, Hydrothermal nerede nasıl kullanılır?

Hydrothermal deposits : Magmadan gelen sulu çözeltilerden türemiş maden yatakları grubu. Sıcak su maden yatakları. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Hidrotermal yatak.

Hydrothermal synthesis : Hidrotermal sentez.

Hydrothermally : Hidrotermik bir şekilde. Hidrotermal olarak. Hidrotermal bir şekilde. Dünya yüzeyi üzerindeki çözeltilerin ve ısıtılmış gazların faaliyetleri ile ilgili bir şekilde (jeoloji).

Hydrotherapeutic : Hidroterapi (hastalığın su ile tedavisi) ile ilgili. Hidroterapatik. Hidroterapötik.

Hydrotherapeutical : Hidroterapötik. Hidroterapi (hastalığın su ile tedavisi) ile ilgili. Hidroterapatik.

Hydrotheca : Hidroteks.

Hydrotherapy : Hastalığın su ile tedavisi. Su ile tedavi. Suyla tedavi. Sıvı tedavisi. Su tedavisi. Hidroterapi. Suyun ısı derecesine ve etkilemesi istenen bölgenin genişliğine göre, sakinleştirici, yangı giderici ve sinir sistemini uyarıcı amaçla dıştan kullanılması işlemi, hidroterapi, suyla tedavi. Suda tedavi.

 

Hydrotherapies : Suda tedavi. Hastalığın su ile tedavisi. Suyla tedavi. Hidroterapi. Su tedavisi. Su ile tedavi.

Hydrotherapeutics : Hastalığın su ile tedavisi. Hidroterapötik. Hidroterapi.

Hydrotherapie : Sıvı tedavisi. Hidroterapi. Suyla tedavi.

İngilizce Hydrothermal Türkçe anlamı, Hydrothermal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hydrothermal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventive cone : İlerleme hunisi. Parazitik koni. Ek koni. İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji.

After shock : Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı şok.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Absolute age : Mutlak yaş. Salt yaş. Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien. Algonkiyen.

 

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Hydrothermal synonyms : abyss, acrozone, aggregats, acid fumarole, abysal environment, absolute chronology.

Hydrothermal ingilizce tanımı, definition of Hydrothermal

Hydrothermal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to hot water. Used esp. with reference to the action of heated waters in dissolving, redepositing, and otherwise producing mineral changes within the crust of the globe.