Hype türkçesi Hype nedir

Hype ile ilgili cümleler

English: Is your toddler hyperactive?
Turkish: Senin çocuk hiperaktif mi?

English: Ali's hyperventilating.
Turkish: Ali hızlı ve derin nefes alıyor.

English: Ali is hyperactive.
Turkish: Ali hiperaktif.

English: Ali seems to be hyperventilating.
Turkish: Ali aşırı heyecanlanıyor gibi görünüyor.

English: It was just hype.
Turkish: O tam bir aldatmaca.

Hype ingilizcede ne demek, Hype nerede nasıl kullanılır?

Hype up : Uyarmak. Uyuşturucu zerketmek.

Hyped : Uyuşturucu zerketmek. Yanıltıcı reklam yapmak. Abartılmış.

Hypen : Tire imi.

Hyper : Yüksek. Yukarı. Hiper. Üstün. Çok heyecanlanmış. Aşırı. Çok büyük.

Hyper imperialism : Birinci dünya savaşı öncesinde başlayan ve sonrasında şiddetlenme olasılığı olan durgunluğun sona erdirilebilmesi ve kapitalist sistemin yaşayabilmesi için emperyalist ülkelerin bir araya gelip kartel oluşturarak kendi aralarındaki çelişkiyi giderebileceği ve savaşların sona erdirilebileceği evreye karşılık gelen ve k. kautsky tarafından tanımlanan kapitalist sistemin olası bir aşaması. Ultra emperyalizm.

 

Hyperadrenocorticisim : Hiperadrenokortisizm. Böbrek üstü bezi kabuğundan, başta kortizol olmak üzere adrenokortikal hormonların aşırı salgılanması hali, hiperkortikalizm, hiperkortisizm, hiperkortizolizm, hiperadrenokortikizm, hiperadrenokortikoizm. cushing hastalığına sebep olur.

Hyperactive : Hiperaktif. Aşırı canlı. Aşırıetkin. Anormal derecede hareketli. Hiperaktivite hastası.

Hyper parameter : Hiper parametre.

Hyperadrenocorticism : Hiperadrenokortikizm. Cushing hastalığı. Kortikosteroid hormonların aşırı salgılanmasıyla ortaya çıkan rahatsızlık. Hiperadrenokortisizm. Cushing sendromu.

Hyperacanthosis : Epidermisin hücre katının kalınlığının artması. Hiperakantozis. Akantozis. Hiperakantoz.

İngilizce Hype Türkçe anlamı, Hype eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hype ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acidheads : Lsd kullanan kimse. Lsd bağımlısı. Uyuştrucu bağımlısı.

Jive : Jıve müziği. Gevezelik. Jıve dansı yapmak. Caz. Caz çalmak.

Chiselling : Sızdırmak. Oymak. Kazıklamak. Taraklama. Kesme işlemi. Yontmak. Yontma. Pürüzlendirme.

Betray : İhanet etmek. Ele vermek. Hiyanet etmek. Yanlış yola sevk etmek. Kötüye kullanmak. Hıyanet etmek. Ağzından kaçırmak. Açığa vurmak. Hainlik etmek.

Freaks : Heves. Bağımlı. Maymun iştahlılık. Hilkat garibesi. Biçim bozuklukları. Acayip yaratık. Kapris. Meraklı. Anormal şey.

Chisel : Sızdırmak. Kalemle oymak. Heykeltıraş kalemi. Oymak. Keski. Yont. Kazıklamak. Kalem. Yontmak.

Junkie : Keş. Eroinman. Esrarkeş.

Buncoing : Kazıklamak. Dolandırıcılık. Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.

 

Enemas : Lavman. Tenkıye. Lavman sıvısı. Rektuma sıvı gönderilmesi. Rektuma enjekte edilen sıvı. Klisma.

Enflamed : Tutku uyandırmak. Aydınlatmak. Tutuşturmak. Ateşlemek. Alevlenmiş. Yakmak. Azdırmak.

Hype synonyms : promotional material, exalting, squirt, befooled, baffling, hoax, acidhead, jabs, deceptions, hoopla, coloured, exalts, brooches, hopheads, sculduggery, douched, colourable, bunkoing, hypnotic, carrying away, narcotic, catch, plug, bilked, douche, cheated, promotion, brooch, publicise, jived, douches, electrifies, hypnotics.

Hype ingilizce tanımı, definition of Hype

Hype kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Intense publicity for a future event, performed in a showy or excessively dramatic manner suggesting an importance not justified by the event. To publicize [e.g. a product or a future event] insistently, in a manner exaggerating the importance of. To promote flamboyantly. As, the hype surrounding the superbowl is usually ludicrous.