Hyped türkçesi Hyped nedir

  • Abartılmış.
  • Uyuşturucu zerketmek.
  • Yanıltıcı reklam yapmak.

Hyped ingilizcede ne demek, Hyped nerede nasıl kullanılır?

Be hyped up : Heyecanlanmak. Sinirli olmak.

Hype up : Uyuşturucu zerketmek. Uyarmak.

Hype : Abartılı reklam. Yutturmaca. Heyecanlandırmak. Aldatmak. Aldatıcı reklam. Uyuşturucu madde. Yanıltıcı reklam yapmak. İğne. Uyuşturucu tutkunu. Aldatıcı.

Hypen : Tire imi.

Hyper : Çok büyük. Yüksek. Üstün. Çok heyecanlanmış. Yukarı. Hiper. Aşırı.

Hyper parameter : Hiper parametre.

Hyperactivity : Aşırı hareketlilik. Hiperaktivite. Hiperaktiflik. Anormal bir şekilde hareketli olma durumu.

Hyperadrenalism : Hiperadrenalizm. Adrenal hormonlarının anormal olarak artmış sekresyonu ve buna bağlı ortaya çıkan belirtiler. Böbrek üstü bezi hormonlarının aşırı artmış salgısı ve buna bağlı ortaya çıkan belirtiler. Hiperepinefri.

Hyperacanthosis : Hiperakantozis. Epidermisin hücre katının kalınlığının artması. Akantozis. Hiperakantoz.

Hyperactive : Hiperaktif. Hiperaktivite hastası. Aşırıetkin. Aşırı canlı. Anormal derecede hareketli.

İngilizce Hyped Türkçe anlamı, Hyped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hyped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrandised : Yüceltmek. Çoğaltmak. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandized). Büyütülmüş. Abartmak. Büyütmek. Çoğaltılmış. Artırmak.

 

Publicity : Tecimsel duyuru. İlan. Şöhret. İlan etme. Açıklanış. Tanıtma. Hukuk, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. tv. televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence. Bir oyuna çok seyircinin gelmesi için afiş, radyo ve gazetede kısa haber vermeler ve rejisörlerle konuşmalar gibi baş vurulan çeşitli yollar. (tanıtma). Açıklık.

Bigger than life : Destansı. Gerçeküstü. Hayattan daha büyük. Aşırır derecede ünlü ve önemli. Gerçek boyutunda olmayacak kadar büyük olan. Epik ve efsanevi özellikleri olan. Gerçek hayatta rastlanamayacak.

Publicise : Kamulaştırmak. Tanıtımını yapmak. Halka duyurmak. Tanıtmak. Reklamını yapmak. İlan etmek.

Hype up : Uyarmak.

Exaggerated : Şişirilmiş. Fahiş. Abartılı. Mübalağalı. Abartmalı. Abartı. Aşırı.

Hoopla : Gereksiz heyecan. Büyük heyecan. Çember oyunu. Çember çevirme. Tantana. Heyecan.

Bare : Boş. Tamtakır. Açılmak. Açığa vurmak. Çıplak. Açık. Açığa çıkartmak. Süssüz. Çıkarmak. Açmak.

Hype : Abartılı reklam. Yutturmaca. Uyuşturucu madde. Aldatmak. Aldatıcı reklam. Uyuşturucu tutkunu. Uyuşturucu bağımlısı. İğne. Aldatıcı. Aldatmaca.

Hypes : Şırınga. Aldatıcı reklam. İğne. Heyecanlandırmak. Abartılı reklam. Uyuşturucu madde. Aldatıcı. Uyuşturucu bağımlısı. Yutturmaca.

Hyped synonyms : promotional material, promotion, plug, heightened, overdone, hyping, larger than life, overrated, overdrawn, glorified, ballyhoo, publicize, air, aggrandized, overstated, packaging.

Hyped zıt anlamlı kelimeler, Hyped kelime anlamı

Unexpected : Beklenilmedik. Beklenilmeyen. Ummadık. Beklenmez. Umulmadık. Davetsiz. Ümit edilmeyen. Beklenmedik. Beklenmeyen.